Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6040 E. 2025/6929 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6040
Karar No
2025/6929
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/89 E., 2025/173 K. DAVA TARİHİ : 25.11.2020

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin Gürcistan'da bulunan grup şirketinde 01.08.2015-30.09.2016 tarihleri arasında tünel işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak işveren tarafından feshedildiğini, müvekkilinin haftanın 7 günü 07.30-19.30 saatleri arasında çalıştığını, bayramlarda da çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının dava dışı... Şirketi nezdinde çalıştığını ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının belirtilen dava dışı Şirkette 01.08.2015-07.11.2016 tarihleri arasında çalıştığını, davacının yurt dışında çalışması nedeniyle uyuşmazlığa çalıştığı ülke hukukunun uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli kararı ile; davacının Gürcistan'daki dava dışı ....Şirketi nezdinde çalıştığı, emsal Bölge Adliye Mahkemesi kararları da gözetildiğinde davalı Şirket ile dava dışı Şirket arasında hukuki ilişki bulunduğu, uyuşmazlığa Gürcistan hukukunun uygulanması gerektiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının Gürcistan hukukuna göre ödendiği, davalı süresinde cevap dilekçesi sunmadığından, dava dilekçesinde talep edilen alacaklar yönünden zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığı, ancak ıslah dilekçesinde talep edilen alacaklar yönünden zamanaşımı def'inin dikkate alındığı, ıslah tarihi itibarıyla Gürcistan iş mevzuatına göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle ıslah ile artırılan miktarların zamanaşımından reddine, dava dilekçesi ile talep edilen kısım yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 26.09.2024 tarihli kararıyla davacı ile davalı işveren arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinde tarafların somut uyuşmazlığa Gürcistan hukuku uygulanması yönünde hukuk seçimi yaptıkları, mutad işyerinin de Gürcistan olduğu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmü kapsamında taraflar arasında bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan uyuşmazlık hakkında Gürcistan hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, Gürcistan Medeni Kanunu'nun 129/1 hükmü uyarınca sözleşmeden kaynaklı alacak taleplerinde zamanaşımı süresinin 3 yıl olarak belirlendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 26.09.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 5718 sayılı Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabileceği, yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekeceği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde somut uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması gerektiğini savunduğu; ancak cevap dilekçesini yasal süresi içinde sunmadığı, ön inceleme duruşmasında da taraflar hukuk seçimi konusunda anlaşmış olmadıklarından somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiye Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, 07.07.2022 tarihli bilirkişi raporunun Türk hukuku dikkate alınarak yapılan hesaplamasının hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, 2. Mutad işyeri hukuku gereğince 3 yıllık zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiğini, 3. Ücretin hatalı belirlendiğini, 4. Mutad işyeri hukuku gereğince alacakların reddedilerek lehlerine nispi vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanması gereken hukuk ile kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına esas alınacak ücret ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6040, K. 2025/6929, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-6040-e-2025-6929-k-e3b92c29d300