Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3124 E. 2025/6422 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3124
- Karar No
- 2025/6422
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2947 E., 2025/91 K. DAVA TARİHİ : 08.12.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1278 E., 2024/333 K. BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : ... 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/560 E., 2023/353 K.
Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalılardan .... Madencilik AŞ, Tasfiye Hâlinde ... Madencilik Hizmetleri AŞ ile .... Holding AŞ ve ....İnşaat ve Ticaret AŞ adlarına vekilleri Avukat ... ve .... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.11.2016-17.07.2021 tarihleri arasında davalı Şirketlerin oluşturduğu iş organizasyonunda altın arama faaliyetlerinde Liberya'da çalıştığını, davacının tesis bakım müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davacı tarafça ücretin geç ödenmesi ve sair sebeplerle sona erdiğini, taraflara arasında yapılan anlaşma ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyetinin mevzuata aykırı olarak gerçekleştiğini ve anlaşma belgesi ve sair tutanakların geçersiz olduğunu, müvekkilinin ücretinin 8.000,00 USD olduğunu, ücretlerinin bankaya yattığını, günlük 12 saat çalıştığını, yıllık ücretlerin kullandırılmadığını ve karşılığının verilmediğini, haftanın yedi günü çalışma olduğunu, tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile birlikte fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dava dilekçesinde; dava dışı ...Holding AŞ'ye bağlı şirketler olan diğer davalılar ile birlikte oluşturduğu iş organizasyonu kapsamında Liberya'da altın arama ve çıkarma faaliyeti yürüttüğünü, davacının bu iş organizasyonu kapsamında sosyal güvenlik sistemine tâbi olmaksızın belirsiz süreli iş sözleşmesi ile 05.11.2016 tarihinde ... Gold ... (...Altın Madeni) şantiyelerinde tesis bakım müdürü olarak 17.07.2021 tarihine kadar çalıştığını, aylık net 8.000,00 USD ücret aldığını, haftanın 7 günü günlük 12 saatten fazla çalışma yapıldığını, 28.07.2021 tarihinde yasal haklarının ödenmek üzere iş sözleşmesinin sona ermesi konusunda mutabakata varıldığını, taraflar arasında sözde oluşturulan 04.08.2021 tarih ve ... numaralı ihtiyari arabulculuk dosyasının davacının serbest iradesi hilafına irade fesadı oluşturularak açılması ve sürecin tamamının arabuluculuk sürecinden çok uzak olması nedeniyle arabuluculuk anlaşma belgesi ve son tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçelerinde; dava konusu alacak konularının bir kısmında tarafların ihtiyari arabuluculuk görüşmesi sonucu mutabık kaldığını, yapılan anlaşma sonrasında davacıya 39.200,00 USD ödeme yapıldığını, söz konusu arabuluculuk görüşmelerinin davacının istifa ederek yurda döndükten 2 ay sonra gerçekleştiğini, davalı Şirketler arasında organik bağ bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesiniistemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların ödenecek tutarlar konusunda aralarında ihtilaf bulunmadığı hâlde, tarafsızlığı konusunda şüphe uyandıracak önemli bir hâl bulunan arabulucu nezdinde, aynı gün içerisinde dava konusu tutanakların düzenlenmesi ve düzenlenen tutanakların tefrik edilen 2023/353 Esas sayılı dosyadaki işçilik alacakları istemiyle açılan davada alınan bilirkişi raporuyla bir taraf lehine aşırı nispetsiz sonuçlar doğurduğu anlaşıldığından davalılar ... Madencilik AŞ ve Tasfiye hâlinde ... Madencilik Hizmetleri AŞ arasında düzenlenen ... numaralı arabuluculuk tutanağının iptaline karar verildiği, diğer davalılar ... İnşaat ve Ticaret AŞ ile ... Holding AŞ şirketleri her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmiş ise de bu davalılar yönünden arabuluculuk görüşülmesi olmaması nedeni ile bu davalılar yönünden davanın ayrı ayrı reddine karar verildiğini, dosya kapsamına göre davacının talep ettiği alacak kalemlerinin zamanaşamından etkilenmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına, usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın kabulü ile ihtiyari arabuluculuk son tutanağının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... Mad. AŞ ve Tasfiye Hâlinde .... Mad. Hiz. AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dosya kapsamına göre sürece irade fesadı altında katıldığını ve sürecin arabuluculuk mevzuatı ve yönetmelik hükümlerine aykırı yürütüldüğü hususlarını ispatlayamadığı, bu nedenle Mahkemece belirtilen gerekçeyle davanın kabulü yönündeki kararın yanılgılı değerlendirme ile hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İstinaf Mahkemesi kararının somut uyuşmazlığa ilişkin olmadığını, 2. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı hâlde ihtiyari arabuluculuk tutanağının düzenlendiğini, 3. Davalı tanığının beyanına göre de uyuşmazlık bulunmamasına rağmen arabuluculuk tutanağının düzenlendiğini, 4. Arabulucunun tarafsız olmadığını, davacıya gerçekte hak ettiği tutarın 1/10'u tutarında ödeme yapıldığını, 5. Vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ihtiyari arabuluculuk tutanağının 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18. maddesi bağlamında geçerli olup olmadığı noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalılar yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.