Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3112 E. 2025/6690 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3112
Karar No
2025/6690
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/12 E., 2025/61 K. DAVA TARİHİ : 30.03.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 76. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/242 E., 2024/18 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin Gürcistan ...şantiyesinde 10.05.2014-24.06.2016 tarihleri arasında tamir ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle işverence feshedildiğini, müvekkilinin ödenmeyen işçilik alacaklarının da bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette çalışmasının bulunmadığını, dava dışı ... isimli Şirketin Gürcistan kanunlarına göre kurulmuş ayrı bir bağımsız şirket olduğunu ve işbu davada Gürcistan hukukunun uygulanması gerektiğini, kabul manasına gelmemekle birlikte zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 10.04.2023 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, Gürcistan İş Kanunu'nun 1/2 hükmünde; "Bu kanunun veya diğer özel bir kanunun düzenlemediği iş ilişkileri ile ilgili hususlar, Gürcistan Medeni Kanunu normlarına uygun olarak düzenlenip, yorumlanır" hükmüne yer verildiği, Gürcistan Medeni Kanunu'nun 129/1 hükmünde ise; sözleşmeden kaynaklı alacak taleplerinde zamanaşımı süresinin 3 yıl olarak belirlendiği, davacının iş sözleşmesinin 24.06.2016 tarihinde son bulduğu, davanın ise 30.03.2020 tarihinde açıldığı, buna göre talep edilen işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki iş sözleşmesinde hukuk seçimi anlaşması yapıldığı, bu durumda somut uyuşmazlığa Gürcistan hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu hususu da dikkate alındığında davanın zamanaşımı nedeniyle reddinde isabetsizlik bulunmadığı; dava tarihi dikkate alındığında davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin Yargıtayın emsal içtihatlarına uygun olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Zamanaşımı süresinin hatalı değerlendirildiğini, b. Gürcistan hukukuna göre zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden davacıya bildirimde bulunulması zorunlu olduğundan alacakların zamanaşımına uğramış kabul edilemeyeceğini, kabul edilen zamanaşımı süresinin de çok kısa olması sebebiyle kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, c. İş sözleşmesi irade fesadı ile imzalatıldığından hukuk anlaşmasının da geçerli kabul edilmeyerek uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, d. Mahkemeye erişim hakkının dava tarihinden sonraki bir içtihatla kısıtlanmasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı olduğunu, e. Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli iptal kararının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak hukuk ve vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3112, K. 2025/6690, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-3112-e-2025-6690-k-df94f76694c9