Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2727 E. 2026/1208 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2727
- Karar No
- 2026/1208
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3245 E., 2025/290 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/18 E., 2024/546 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı asil ... ile vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı asil ...le vekili Avukat ...geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı 479 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin davalı tarafından noterde düzenlenen 27.11.2015 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davacıya satıldığını, bedelinin nakden ve tamamen satış esnasında davalıya ödendiğini, hisselerin zeminde belirli olduğunu, ancak tapuda devrin yapılmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın 1/3'üne denk gelen ve taksim sözleşmesinde gösterilen 91.000 m²'nin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının taşınmazın emanetçisi olduğunu, bu hususu davacının da kabul ettiğini, davaya konu satış vaadi sözleşmesinin şeklen yapıldığını, sözleşmede belirtilen bedelin ödenmediğini, davalının 29.06.1999 tarihli noter senedi ile taşınmazı dava dışı ...'na sattığını, o tarihten beri dava konusu taşınmaz ile alakası kalmadığını, ancak davacının talebi üzerine 27.11.2015 tarihindeki noter senedi ile bila bedel taşınmazın 2/3'ünü davacıya satmak zorunda kaldığını, bedel konusunda yemin teklifinde bulunduklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu satış vaadi sözleşmesine itibar edildiği, davalının davanın açılmasında kusuru bulunmadığı, kendisine taşınmazın emaneten devredildiği, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı" gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı 479 parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın açılmasına kendi hâl ve davranışlarıyla sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde: cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarlayarak davalının sözleşmede belirtilen bedeli almadığını, devrin inanç sözleşmesi uyarınca yapıldığını, mahkemece inanç sözleşmesi nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kadastro mahkemesinin şerhi nedeniyle tapuda işlem yapılamadığını, ancak mahkemenin bu hususları dikkate almadığını, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu, kabul kararını istinaf etmediğini, yargılamanın her aşamasında davalının taşınmazı devretmek istediğini belirttiğini, davacının haksız dava açarak kötüniyetle davayı uzattığını, vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını, istinaf kararı ile artırıldığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı taraf noterde düzenlenen 27.11.2015 tarihli satış vaadi sözleşmesi uyarınca dava konusu 479 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 hissenin iptali ile adına tescili talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesinin kabul kararı yargılama giderleri yönünden davacı tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek hüküm kaldırılmış, yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı taraf her ne kadar yargılama giderleri yönünden karara karşı temyiz yoluna başvurmuş ise de; dava konusu 479 parsel sayılı taşınmaz hakkında Malatya Kadastro Mahkemesinin 2012/47 Esas sayılı derdest dosyası mevcuttur. Bu davada, davacı Hazine tespitin iptali ile adına tescil talebinde bulunmuştur. Kadastro Mahkemesindeki bu davadan dolayı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmuştur. İhtiyadi tedbir şerhinde amaç, yargılama sırasında oluşacak hukuki sonucun etkisiz kalmasını önlemeye yöneliktir. Bu hâliyle Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 165. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesindeki dosyanın kesinleşmesi bekletici mesele yapılmalıdır. Nitekim Kadastro Mahkemesi kararı ile davacı Hazine adına tescile karar verilmesi hâlinde satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı kalmayacaktır. Kabule göre de; 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi ve Tapu Sicil Tüzüğü'nün 28/3 hükmü gözetilerek iptaline karar verilen payların hükümde kesirli olarak gösterilmesi gerekirken metrekare cinsinden hesaplanmak suretiyle hüküm kurulması hatalı olup, infazda tereddüte neden olacaktır. Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.