Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2513 E. 2026/1215 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2513
Karar No
2026/1215
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1792 E., 2025/698 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/609 E., 2023/217 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların vasiyet yapan ...’ın mirasçıları olduğunu, 2004, 20 08... tarihli vasiyetnamelerin açılıp okunduğunu ileri sürerek; vasiyetnamenin iptali ve tenkis talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden ve esastan reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “tahkikata konu vasiyetnameler Kemer Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/218 E. sayılı dosyası ile okunması için ilk davanın açıldığı, eldeki dosyanın davacıları tarafından vekil edilen Av. ... tarafından Kemer Sulh Mahkemesinin 2016/218 Esas dosyasında 28.12.2016 tarihinde cevap dilekçesi sunulduğu, bu dilekçede vasiyetnamenin iptali davası açılacağı hususunda beyan verildiği, aşamalarda vasiyetnamelerin davacılara ve vekiline tebliğ edildiği, her aşamada iptal davası açacaklarını beyan ettikleri, her kaldırma ilamından sonra yapılan yargılamalarda davacıların ve vekillerinin bizzat duruşmaya katılıp beyanda bulundukları hususları birlikte değerlendirildiğinde davacıların TMK 559/1 maddesi uyarınca vasiyetnamenin okunması dosyası incelendiğinde iptal davası açma hakkının olduğunu bildiği, iptal sebebini ve tasarrufu artık okunma dosyasında ilk esas dosyasından itibaren öğrenmiş olduğu ve 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği” gerekçesiyle davanın hakdüşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacıların, miras bırakanının 30.06.2016 tarihinde ölümü ile mirasçı sıfatını kazandığı, Kemer Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/129 Esas, 2020/98 Karar sayılı dosyasında, davacılara 13.07.2017 tarihli duruşmada her üç vasiyetnamenin okunduğu ve bu tarihte vasiyetnamenin öğrenildiği, dolayısıyla davacının vasiyetnameyi, iptal sebeplerini ve saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarih ile bu davayı açtığı 23.12.2021 tarihi arasında TMK’nin 559. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu; her ne kadar davacı vekili tarafından vasiyetnamenin açılıp okunduğuna ilişkin davanın kesinleşme tarihinden itibaren sürenin başlayacağı iddia edilmişse de bir yıllık hak düşürücü sürenin, iptal davalarında; davacının vasiyetnameyi, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren, tenkis davalarında ise saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayacağı” gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-.b.1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nin 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2513, K. 2026/1215, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-2513-e-2026-1215-k-cc26fd3d1e89