Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1873 E. 2025/5268 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1873
- Karar No
- 2025/5268
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/155 E., 2025/195 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/483 E., 2022/460 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı asil ve vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların mirasbırakanı.... ve ... arasında düzenlenen miras taksim sözleşmesine göre dava konusu 2 96... parsel sayılı taşınmazın müvekkiline bırakıldığı ve tarafların mirasbırakanlarından intikal eden taşınmazları bu suretle paylaştıklarını, 20.12.2015 tarihli tapu devrinin ise bu sözleşmedeki taksim iradesine göre yapılmasına rağmen sözleşmeye göre 2 96... parsel sayılı taşınmazın müvekkiline bırakılmasına rağmen ... adına devrinin yapıldığını, dava konusu edilen taşınmazın müvekkilinin tasarrufunda bulunduğunu, tarımsal faaliyetlerinin de müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, tapu devri düzeltilmeden 2018 yılında ...'in öldüğünü, ölümünden sonra mirasçıların dava konusu taşınmazı intikal ettirerek üçüncü kişiye sattıklarını daha sonra yine taşınmazın ...'in oğlu davalı ...'e devredildiğini ileri sürerek miras taksim sözleşmesi gereğince dava konusu 2 96... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde miras ortaklığı sona erdiğinden davaya dayanak gösterilen miras taksim sözleşmesinin geçersiz olduğunu, tüm mirasçıların katılı ile tapuda resmî şekilde yapılan taksim ile dava konusu taşınmazın müvekkillerinin mirasbırakanına devredildiğini, bu hâliyle dava konusu taksim sözleşmesinden dönüldüğünü, davalı ... dışındaki davalıların tapu maliki olmadıklarını, davacının taşınmazı haksız işgalinde bulundurduğunu, zamanaşımının geçtiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapuda yapılan devrin maddi hataya dayandığını ileri sürdüğü, davalının ise resmî senede karşı ancak senet ile karşılık verilebileceğini tanık ile ispatlanmasının mümkün olmadığını savunduğunu, yapılan yargılamada davacı ve diğer 3 kardeşi arasında düzenlenen 2003 tarihli imzalı adi yazılı belgeye göre taksim hususunun kararlaştırıldığı buna göre dava konusu yerin davacıya isabet ettiği, ancak tapuda resmî işlem yapılırken yanlışlıkla davalının babası...adına tescil edildiği, ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, daha sonra üçüncü kişiye satılsa da ...'in oğlu olan davalı ... tarafından yeniden devralındığı, bu hâliyle davalı ...'in amcası ve babasının arasında yapılan taksimi bilebilecek durumda olduğu, tapuya güven ilkesinden de yararlanamayacağı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, diğer davalılar bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında tüm mirasçıların katılımı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 677. maddeye uygun olarak yazılı şekilde yapıldığından davaya konu 14.09.20 03... .05.2005 tarihli miras taksim sözleşmelerinin şeklen geçerli olduğu, ancak tarafların miras taksim sözleşmelerini imzalandıktan sonra tapu müdürlüğüne birlikte müracaat ederek resmî senet ile taşınmazları başka bir şekilde taksim ettikleri, tescil istem belgesinde davacı dâhil tüm mirasçıların imzasının bulunduğu, dolayısıyla tarafların iradi olarak sonraki tarihli resmî senetle önceki tarihli adi yazılı sözleşmeyi bertaraf ettiği sabit olduğu İlk Derece Mahkemesince bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından 06.05.2005 tarihli sözleşmeye uygun olarak kullanılageldiğini, sözleşmenin taraflarının sözleşmeye uygun olarak fiili paylaşıma uygun olarak kullandıklarını, sözleşmeden hiçbir zaman dönülmediğini, tanık beyanlarına göre sözleşmeye konu taşınmazların sözleşmeye uygun olarak hak sahipleri tarafından kullanıldığını, dava konusu sözleşmeye değer verilmesi gerektiğini, müvekkilinin taşınmazı malik sıfatıyla kullandığını, tüm işlemlerini müvekkilinin yaptığını, davanın ispat edildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.