Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1004 E. 2025/6171 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1004
- Karar No
- 2025/6171
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1275 E., 2024/2172 K.. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/235 E., 2023/170 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemsiz, davalı ... ... .... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı ... ... vekili Avukat....'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalılar arasında yapılan protokol gereğince müvekkili şirketin, Antalya 7. İcra Müdürlüğünün 2011/3744 E. sayılı dosyadaki alacağını tahsil edebilmek için, davalı- borçlular ... ve ...'ın hissedar olduğu taşınmazların satışını düşürdüğünü, davalılardan ... ... ....'ın ise müvekkilinin bu satışı düşürmesi karşılığında, müvekkili şirkete icra takibi dosya borcunu ve bu dosyadan dolayı uğradığı mu..arşılığı olarak 1.500.000 Euro ödemeyi kabul ettiğini, davalı ... ... .'ın, bu ödemesi karşılığında diğer davalı kardeşlerinin 53 65... parseldeki hisselerini devralacağını, bu protokole uyulmaması halinde ise, 250.000 Euro cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin protokol gereğince satışı düşürdüğünü, ancak davalıların protokol gereği yapmaları gereken ödemeyi müvekkili şirkete yapmadıklarını, dava konusu protokolü imzalayarak satışı düşürmesini sağladıklarını, ancak protokol gereği edimlerinin hiçbirini yerine getirmediklerini, müvekkilinin halen alacağını tam olarak tahsil edemediğini ileri sürerek; 02.09.2019 tarihli protokole aykırı davranılması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.500 Euro cezai şartın arabuluculuk başvuru tarihi 17.07.2020 tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.03.2023 tarihli dilekçe ile talebini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000 Euro'ya yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili; protokolün ifasının diğer davalının davranışları nedeniyle mümkün olmadığını, davaya konu protokolde müvekkillerine yüklenen tek edimin, 53 65... parsele kayıtlı taşınmazdaki müvekkil hisselerinin diğer davalı ... ... ....'a devredilmesi olduğunu, müvekkillerinin kendilerine yüklenen bu edimi ifa amacıyla, 53 65... parseldeki hisselerinin devri yetkisini içerir vekaletnameleri vekilleri Av. ...'ye verdiklerini, taşınmazdaki hisselerin ...'a devri için .... Tapu Müdürlüğü'ne başvuruda bulunulduğunu ve ... numaralı dosyayla satış işlemlerine başlandığını, diğer davalı ... ... ....'ın tapu müdürlüğüne gelerek hisseleri devir almaktan kaçındığını, diğer davalının edimini ifa etmekten kaçınması nedeniyle işlemleri tamamlayamadıklarını, daha sonra .... tarafından, müvekkillerinden habersiz bir şekilde, müvekkillerine rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla icra dosyası borcunun ödendiğini, TBK'nın 182/1 maddesi uyarınca, asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse cezanın ifasının istenemeyeceğini, dolayısıyla müvekkillerinin protokolde yazılı cezai şarttan mesul tutulmalarının mümkün olmayıp, davanın asıl muhatabının protokol hükümlerine uymayan diğer davalı olduğunu, protokolde imzası olan Av...'nün cezai şart yönünden belirleme yapma ve müvekkilleri adına bu yönde taahhütte bulunma yetkisi olmadığını, protokolde yazılı cezai şart miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; müvekkili ....ile diğer davalılar ... ... ve ......'ın baba bir, anne ayrı kardeş olduklarını, diğer davalılar ......ve ...'ın davacı tarafa borçlandıklarını, işbu borç neticesinde davacı tarafça önce müvekkillerinin de (mirasın intikali nedeniyle) hissedarı olduğu Antalya'da mevcut taşınmazlara haciz konulduğunu, akabinde davacı tarafça satış işlemleri başlatıldığını, müvekkili ve kardeşlerinin maliki olduğu taşınmazıların, Antalya 7. İcra Müdürlüğü dosyasından satışının yapılacağı gün davacının önerisi ile 53 65... parselde kayıtlı taşınmazın müvekkiline satılmasının, böylelikle satış bedelinden icra dosya borcunun diğer davalılarca davacıya ödenmesi, hacizlerin fekkedilmesi hususunda gerek davacı, gerek diğer davalı borçlular vekili ile bir protokol yapılmış ise de taşınmazın devir işlemi gerçekleşmediğinden ve satış tehdidi nedeniyle müvekkili tarafından davacının icra dosyasından olan alacağının (diğer davalılara rücu şartıyla) ödendiğini, taşınmaz da tapuda müvekkiline satılmadığından protokolün esaslı şartının yerine gelmediğini, müvekkkilinin, taraflar arasındaki borç ilişkisinin tarafı olmayıp, diğer davalıların borcu nedeniyle haciz tesis edilen taşınmazların hissedarlarından biri olduğunu, davacının munzam zararının muhatabının müvekkili olmadığını, 02.09.2019 tarihli protokol gereği tapuda taşınmazın satış ve devir işleminin gerçekleştirilmediğini, 02.09.20219 tarihli protokolün esaslı şartının taşınmazların müvekkiline satışı daha doğrusu satış vaadi olduğunu, gayrımenkul satış vaadinin resmi şekle uygun olarak yapılmadığından geçersiz olarak yapılan vaade ilişkin cezai şart talep edilemeyeceğini, talep edilen cezai şartın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; protokolde davacının alacaklı, davalılar ... ve ...'in borçlu olduğu, protokol konusunu Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/42 satış dosyası ile satışa çıkartılan 3 45... , 53 65... ve 63 20... parselin satışını düşürme hususuna ilişkin olduğu ve davalılar ... ve ...'ı Av. ...'nün temsil ettiği, davalılarından ...'ın gelmemesi nedeniyle devrin gerçekleşmediği, tapu sicil müdürlüğünden gelen cevapta 43471 sayılı başvuruların ilgililerin imzaya gelmemesi nedeni ile iptal edildiğinin yazılı olduğu, söz konusu başvuruyu davalılar ... ve ...'ın vekili ...'nün yaptığı ve böylelikle ...'ın tapuya gelmemesi nedeniyle devrin gerçekleşmediği, ayrıca Antalya 7. İcra Müdürlüğünün 2011/3744 E sayılı dosyanın borcunu ...'ın yatırdığı sabit olmuş ise de tapuya gelmemesi nedeniyle protokole aykırı davrandığı, davacının munzam zarar talebini Ticaret Mahkemesine yaptığı gerekçesiyle; davalılar .... ve ...'a karşı açılan davanın reddine, diğer davalı ... ...a karşı açılan davanın kabulüne, fazlaya dair hakların saklı tutulması kaydıyla 5.000 Euro'nun 17.07.2020 tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro para birimi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faiz ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu protokolün mirasçılar arasındaki pay devrini içermesi ve yazılı olarak yapılması nedeniyle TMK'nın 677/1 maddesi gereğince hukuken geçerli olduğu, protokole vekaleten imza atan vekillerin taşınmaz satışına ve cezai şarta ilişkin özel yetkilerinin bulunduğu, protokol gereğince davacı tarafın edimini yerine getirerek satışı düşürmesine rağmen davalı ...'ın Tapu Sicil Müdürlüğündeki randevuya gelmemesi nedeniyle diğer davalılar tarafından pay devrinin yapılamadığı, davalı ... tarafından protokole gereğince davacıya ödenmesi gereken 1.500.000 Euro'nun ödenmemesi nedeniyle davacı tarafın cezai şart bedelini talep etmekte haklı bulunduğu, hukuken geçerli sözleşmedeki cezai şart düzenlemesinin de geçerli bulunduğu, cezai şart alacağının zamanaşımına uğramadığı, hüküm altına alınan yabancı para alacağının dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine hüküm altına alınan vekalet ücretinin doğru olarak hesaplandığı gerekçesiyle; davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; cezai şart bedelinden davalı ... yanında protokole aykırı hareket eden diğer davalıların da müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, davalıların ödemeyi birlikte taahhüt ettiklerini ve tapu devrini birlikte gerçekleştirmek durumunda olduklarından müvekkiline karşı sorumluluklarının müteselsil olduğunu, icra dosyasının kapanmış olmasının cezai şarttan sorumluluğu kaldırmayacağını, cezai şartın protokole aykırılığın müeyyidesi olarak kararlaştırıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili; protokolde açıkça satış bedelinden bahsedildiğini, satış sözleşmesinin müvekkili ile diğer davalılar arasında düzenlendiğini, bu satış bedelinin de diğer davalılara ödenmesinin kararlaştırıldığını, icra dosyası borcunun müvekkili tarafından ödendiğini, protokoldeki düzenlemenin seçimlik cezai şart niteliğinde bulunması nedeniyle cezai şartın talep edilemeyeceğini, davaya konu protokolün taşınmazın deverine ilişkin olması ve resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmedeki cezai şart düzenlemesinin de geçersiz olduğunu, protokolün Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin tebliği 8. maddesinde yer alan emredici düzenlemeye aykırı olduğunu, davacının ıslah dilekçesi ile ileri sürdüğü alacağın zamanaşımına uğradığını, kararın gerekçesiz olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, protokole uyulmaması nedenine dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle protokol gereğince davacı tarafın edimini yerine getirerek satışı düşürmesine rağmen davalı ...'ın Tapu Sicil Müdürlüğündeki randevuya gelmemesi nedeniyle diğer davalılar tarafından pay devrinin yapılamadığı, davalı ...'ın protokole aykırı davrandığı, hukuken geçerli sözleşmedeki cezai şart düzenlemesinin de geçerli olduğu, cezai şart alacağının zamanaşımına uğramadığının anlaşılmasına göre, davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalı ....'ye yükletilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalı ... alınıp davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.