Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1511 E. 2025/3060 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1511
- Karar No
- 2025/3060
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/415 E., 2024/539 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu (eski) ... ada ... parsel sayılı taşınmazda davalının kendisine ait hisseyi özel parselasyon planı yapmak suretiyle vekil edenlerine haricen sattığını açıklayarak, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda davalıya ait 1511/20751 hissenin iptali ile vekil edenleri adına eşit oranda tesciline, vekil edenlerinin satın aldığı ancak hisseye dönüştürülemeyen kısımların bedellerinin tazminine, bu talep yerinde görülmediği takdirde, davacılar tarafından taşınmaz üzerine iyiniyetle yapılan evlerin değerinin taşınmazın değerinden fazla olduğu gözönünde bulundurularak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesine göre davalının payının iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; resmî şekilde yapılmayan satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu, satış bedellerinin ödenmediğini ve zamanaşımı süresinin dolduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.11.2015 tarihli ve 2012/1009 Esas, 2015/411 Karar sayılı kararıyla; dosyaya sunulan bilirkişi raporları özetlenerek, bilirkişi raporunda davacıların kullanımında olduğu belirtilen ve dava konusu taşınmazın ifrazı neticesinde oluşan ... ada ... parsel sayılı taşınmazlarda davalı adına kayıtlı bir kısım hisselerin iptali ile hükmün 1., 2., 3., 4., 5., 6. fıkralarında belirtildiği şekilde davacılar adına tesciline, hisseye dönüştürülemeyen kısımlar yönünden tazminata karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16.05.2017 tarihli ve 2016/7548 Esas, 2017/7139 Karar sayılı ilâmıyla; “...temyize konu dava dosyasında Mahkemece oluşturulmuş herhangi bir gerekçe bulunmamaktadır. Mahkemece, davacıların terditli talepleri açıklanmamış, dava konusu taşınmazlarda davalıya ait hisselerin iptali ile davacılar adına tesciline ve alacağa hükmedildiği halde hangi hukuki nedene dayalı olarak karar verildiği belirtilmemiş, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının hangi nedenle yeterli görülüp hükme esas alındığı karar yerinde tartışılıp değerlendirilmemiştir. O hâlde Mahkemece yapılacak iş; taraflarca sunulan tüm deliller ile yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporundaki açıklamalar da değerlendirilerek az yukarıdaki ilkeler karşısında tüm delilleri birlikte değerlendirmek, sonucuna göre her bir taleple ilgili kabul ve ret sebeplerini içeren, tarafları doyurucu, hukuki denetimi mümkün ve özellikle Anayasa'nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. (Mülga HUMK'nun 381, 388 ve 389.) ve 27.maddeleri de gözetilerek gerekçelerini açıkça kaleme aldığı anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte bir hüküm kurmak olmalıdır. Eksik incelemeyle gerekçesiz şekilde hüküm kurulamaz...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle özetle; tapulu taşınmazların satışının resmî şekilde yapılması sıhhat şartı olup davalı tarafından davacılara yapılan adi satış sözleşmesinin geçersiz olduğu, davacılar lehine terditli temliken tescil koşullarının oluştuğu ve hisseye dönüştürülemeyen kısımlar yönünden tazminat miktarlarının tespit edildiği gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli temliken tescil ve tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen hususlarda izah edilerek verilen davacıların tapu iptali ve tescil taleplerinin kabulü gerektiğini, vekil edenlerin haricen satın aldıkları yerler üzerinde evler inşa ettikleri, davalının kötüniyetli şekilde devri gerçekleştirmediğini, dava konusu taşınmazın eşit şekilde vekil edenleri adına tescili talep edilmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde hesaplama yapılmadığını, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın yargılama aşamasında ifraz gördüğünü, ifraz sonucu oluşan .. ada... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki davalıya ait tüm hisselerin iptali gerektiğini, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın hesaba katılmadığını, taleplerinin göz ardı edildiğini, .. ada ... parsel sayılı taşınmazın da satılan yerler arasında olduğunu, davacılar lehine kurulan tescil hükümlerinin hakkaniyete uymadığını, ifraz sonucu oluşan kısımlarda müvekkilleri lehine pay tescili yapılmayarak davalının hakkı olmadığı hâlde pay sahibi olarak bırakıldığını, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil taleplerinin hukuka aykırı şekilde reddedildiğini ve hisseye dönüştürülemeyen alanlar yönünden yapılan m2 rayiç değeri düşük hesaplandığı gibi denkleştirici adalet ilkeleri ile uyumlu bulunmadığını, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, tazminat, ikinci kademede temliken tescil ve tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalının payına hasren tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. Bilindiği üzere 4721 sayılı Kanun'un 706., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237., 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60. maddesi hükümleri uyarınca tapuda kayıtlı olan taşınmazların resmî şekilde yapılmayan satışlarına hukukça değer tanınamaz ve mülkiyetin naklinin sebebini teşkil etmez. Aynı şekilde temliken tescil talepli davalarda sadece bir paydaşın payına yönelik tapu iptali ve tescil istemi dinlenemez. Ne varki; somut olayda, davalının payına yönelik tapu iptali ve tescil hükmü kurulmuş olup davalı tarafça (aleyhe verilen) karar temyiz edilmediğinden belirtilen neden bozma nedeni yapılmamış, eleştirmekle yetinilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 hükmü gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hâkimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. Somut olayda; Mahkemece temliken tescile dayalı tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, infaza elverişli şekilde tesis edilmediği görülmektedir. Şöyle ki; ... ada ... parsel hakkında “...1511/20751 hisse oranlı ve 72,73 metre karesinin tapusunun iptaliyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,...”, ... ada ... parsel yönünden “... 1511/20751 hisse oranlı ve 6,04 metre karesinin Davacı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... adına eşit olarak tapuya kayıt ve tesciline,...”, “... 1511/20751 hisse oranlı ve 12,16 metre karesinin tapusunun iptali ile davacı ... mirasçıları ..., ..., ..., ... adına eşit olarak tapuya kayıt ve tesciline,...”, ... ada ... parsel yönünden ise “...1511/20751 hisse oranlı ve 83,35 metre karesinin iptaliyle Davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,..”, “...496/20751 hisse oranlı 27,53 metre karesinin tapusunun iptaliyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,...”, “... hisse oranlı 32,54 metre karesinin tapusunun iptaliyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,...” ve “...429/20751 hisse oranlı 23,78 metre karesinin tapusunun iptaliyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline,...” karar verilmiştir. Dava konusu ... ada ... ve ... parsellere yönelik hükümde payların eşit belirtilmesi, ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden de hem pay hem metrekare üzerinden hüküm kurulması 4721 sayılı Kanun'un 688/1 hükmüne aykırılık oluşturduğu gibi .. ada ... parsel yönünden; dava dışı kişi adına kayıt ve tescil hükmü kurulduktan sonra aynı parsel hakkında davacılar ..., ... ve ... adına karar tesis edilmesi de infazda tereddüt oluşturacak bir hüküm hatasıdır. O hâlde, Mahkemece, dava konusu ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda davalıya ait hisse üzerinden davacılara tahsis edilmesi gereken hisse miktarı için pay ve payda oranı kurulmak suretiyle (infaza elverişli şekilde) tescil kararı verilmesi gerekirken belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Dava, harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak temliken tescil ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne ilişkin kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesince bozulması üzerine Mahkemece bozmaya uyularak, harici satışa dayalı tapu iptali tescil isteminin reddine, terditli temliken tescil ve bir kısım taşınmazlar yönünden tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin sayın çoğunluğu tarafından; 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi gereğince infazı mümkün karar kurulması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuş, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 1. 4721 sayılı Kanun'un 688/1 maddesinde; "Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir." hükmü yer almaktadır. Dava konusu taşınmazlar paylı mülkiyet konusu olup davalı dışında başka paydaşlar bulunmaktadır. Bu durumda, mülkiyet iddiasını içeren temliken tescil davasının yalnızca pay temlik alınana yöneltilmesi suretiyle davaya devam edilemez. Tüm paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Taraf teşkili kamu düzeninden olduğu için hükmü yalnızca davacının temyiz etmesi de sonuca etkili değildir. Dairenin sayın çoğunluğu tarafından davalı temyizi bulunmadığı gerekçesiyle bu hususun aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilerek bozma nedeni sayılmaması kararına katılmıyoruz. 2. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8. maddesi gereğince, tarım arazilerinde Hazine taşınmazı satışı hariç pay ve paydaş adedi artırılamaz. İptal ve tescil hükmü kurulan .... ve ... parseller tapuda "meyve bahçesi" olarak kayıtlıdır. Taşınmazlarla ilgili merciinden araştırma yapılarak 5403 sayılı Kanun kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeden pay ve paydaş adedinin artırılması mümkün değildir. Anılan kanun kamu düzeniyle ilgili olduğu için temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re'sen bozma nedeni yapılması gerekir. Sayın çoğunluğun bozma kararı kapsamına bu hususu almamış olmasına da katılmıyoruz.