Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1348 E. 2025/5321 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1348
- Karar No
- 2025/5321
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/422 E., 2024/3043 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/326 E., 2022/834 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kayden paydaşı olduğu taşınmazda davalının fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalının taşınmazı kullanımının haklı bir nedene dayanmadığı, mülkiyet hakkına dayalı olarak davacının müdahalenin men’i ve davalıdan ecrimisil talep edebileceği, davada kal talebi bulunmadığından tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklenmesinin gerekmediği” gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 78 17... parsel sayılı taşınmaza yönelik müdahelesinin men’ine, 100,00 TL ecrimisilin dava tarihi olan 09.07.2020 tarihinden itibaren, 30.646,66 TL ecrimisilin ıslah tarihi olan 27.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalının taşınmazı kullanımının haklı bir nedene dayanmadığı, davalın taşınmazda hissesinin bulunmadığı, mülkiyet hakkına dayalı olarak davacının müdahalenin men’i talep edebileceği, davada kâl talebi bulunmadığından tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklenmesinin gerekmediği anlaşıldığından el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; davalının dava konusu taşınmazı .... Noterliğinin 26.12.1989 tarihli ve ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesine dayanarak kendilerinin olduğu zannı ile uzun süredir kullandığı, bu kullanıma ses çıkarmayan önceki maliklerin ve davacının zımni muvafakatinin var olduğu yönünde ‘fiili karine’ oluşacağı ve bu karinenin aksi davacı tarafından kanıtlanmadıkça ecrimisil talep edilmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği, davacının .... Noterliğinden 17.02.2020 tarihli ihtarnameyi çekerek davacıya 10 günlük süre tanıdığı ancak tanınan sürenin bitim tarihten itibaren ecrmisil talep edebileceğinden 27.02.20 20... .07.2020 dönemi 4 Ay, 13 Gün için aylık 989,25 TL üzerinden; 4.385,68 TL 'den davacının talep edilen dönemde 8/9 hissesine düşen 3.898,38 TL ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde ecrimisile karar verilmesinin isabetsiz olduğu” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1).b.2 hükmü gereğince incelenen mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; açılan davanın beklenmesi gerektiğini, dava konu taşınmazın 26.12.1989 tarihinde noter satış vaadine konu edildiğini, aynı taşınmazla ilgili olarak aynı konuda üç farklı dava açılmış olduğundan İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/317, 2020/3 21... /322 Esas sayılı dosyaları ile birleştirilmesi gerektiğini belirterek karararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.