Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1365 E. 2025/5320 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1365
- Karar No
- 2025/5320
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2074 E., 2025/179 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/157 E., 2022/248 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 5428 parsel sayılı taşınmazı 12.08.1966 tarihinde satış yolu ile iktisap etmiş olduğunu, ancak 19.08.1981 tarihli 3468 yevmiye ile tapunun beyanlar hanesine "... Maliye Hazinesi hissesi usulsüz temlik edildiğinden eski hâline getirtilmesi için dava açılması gerektiği mal müdürlüğüne bildirildi" şerhinin yazıldığını ileri sürerek; anılan şerhin terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “davacının iyiniyetli olarak tapu kayıtlarına güven ilkesi gereğince taşınmazı satın aldığı, tapu kayıtlarının doğru ve fiili duruma uygun olarak düzenlenmesi sorumluluğunun devlete ait olduğu, dava konusu taşınmazda Hazineye ait olan hissenin unutularak kayıt işleminin yapılmamasının ve bu durumun 1981 yılında farkedilerek ‘... Maliye Hazinesi hissesi usulsüz temlik edildiğinden eski hâline getirilmesi için dava açılması gerektiği, mal müdürlüğüne bildirildi. 19.09.1981 yevmiye 3468’ şeklindeki şerhe rağmen bu hisse ile ilgili aradan geçen uzun süreye rağmen Hazine tarafından ilgili davanın açılmadığı” gerekçesiyle davanın kabulü ile tapu kayıtlarına güvenerek taşınmazı satın alan iyiniyetli malikin taşınmaz üzerinde tasarruf hakkını kısıtlayan bu şerhin terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “dava konusu taşınmazın geldiği kök taşınmaz olan 1483 parsel sayılı taşınmaz 5957/12390 hisse ile Maliye Hazinesi, 919/12390 hisseler oranında diğer malikler adına kayıtlı iken 07.05.1965 tarih ve 640 yevmiye numaralı işlem ile 2450 m²’si yola terk edilmiş olup kalan 9.930 m² ise 5369 parsel ile 5435 parsel sayılı taşınmazlar arasında 67 adet parsele ifraz edildiği, ifraz sonucu oluşan 5428 parsel sayılı taşınmazın tamamının arsa vasfı ile ... ... adına tescil edildiği, Maliye Hazinesi hissesinin ifraz işleminde oluşan parsellere tescil edilmediği, bu durumun .... Tapu Sicil Muhafızlığınca fark edilmesi üzerine 19.08.1981 tarih, 3468 sayılı yazısı ile dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan ‘... Maliye Hazinesi hissesi usulsüz temlik edildiğinden eski haline getirtilmesi için dava açılması gerektiği mal müdürlüğüne bildirildi’ şerhinin konulduğu, 1483 parsel sayılı taşınmazın ifraz işlemi sonucu oluşan dava konusu 5428 parsel sayılı taşınmazın 12.08.1966 tarihinde davacı tarafından tapu malikinden satın alındığı, davacıya ait taşınmazın beyanlar hanesindeki kaydın buradaki hukuki durumu alenileştirme ve üçüncü kişileri koruma amacına yönelik olduğu, taşınmazın üçüncü kişilere satılması durumunda yolsuz tescil nedeniyle taşınmazın hukuki durumu açıklığa kavuşturulmakta olup beyanlar sütununda gösterilmesi yasal düzenlemelere ve beyanların fonksiyonuna aykırılık oluşturmamakla birlikte davacının mülkiyet hakkını da zedelemediği, davalının yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı olarak mülkiyet hakkını istemesinin her an için mümkün olduğu, şerhin varlığının devamında hukuki yarar bulunmakta olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğu” gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 hükmü uyarınca kabulü ile kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, mülkiyet hakkının kısıtladığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.