Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1180 E. 2026/2471 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1180
Karar No
2026/2471
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2649 E., 2025/270 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/105 E., 2024/225 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden taraftan gelen olmadı. Karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin hissedarı bulunduğu 47 67... parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından haksız olarak müdahalede bulunulduğunu, davalının müvekkillerinden izin almaksızın taşınmazın üzerine yapı inşa edip bu yapı üzerinde ticarethane olarak kullanarak kazanç sağladığını, davalının en az 5 yıldır işgalinin devam ettiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, taşınmazı ilk olarak 09.01.2015 tarihinde mirasbırakan ...'dan kiraladığını, mirasbırakanın ölümü üzerine 16.04.2018 tarihinde mirasçılarının sözleşmeyi yenilediğini, davada husumetlerinin bulunmadığını, davanın taşınmazı kiraya verenlere karşı açılması gerektiğini, davacılar tarafından müvekkiline gönderilen bir ihtarname bulunmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olmaması nedeniyle de ecrimisile hükmedilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza yapı inşa edilmek suretiyle müdahalede bulunulduğu, davalının savunmasında taşınmazı dava dışı paydaş ....’dan kiraladığını ileri sürse de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 691. maddesi ile 06.05.1955 tarihli ve 12/18 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, kiraya verme önemli işlerden olup paylı mülkiyete tâbi taşınmazlarda pay ve paydaş çoğunluğu sağlanarak yapılan kira sözleşmelerinin geçerli olduğunu, davalı tarafından sunulan kira sözleşmesinde pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadığından geçersiz olduğundan davacıya karşı ileri sürülemeyeceğini, kira sözleşmesinin tarafı olmayan paydaşların sözleşmeye herhangi bir şekilde icazet vermemeleri veya icazet verenlerin sayı ve pay oranlarının, pay ve paydaş çoğunluğunu sağlamaması durumunda, sözleşmenin tarafı olmayan paydaşlar açısından sözleşme bağlayıcı olmayacağından bu paydaşlar kiracıya karşı el atmanın önlenmesi veya istihkak davaları açabilecekleri gibi taşınmazlarda, kiracıdan, ecrimisil tazminatı da talep edebileceklerini, davacının yıkım talebi yönünden ise davacı vekilinin 09.06.2024 tarihli dilekçesi ile yıkım talebi yönünden davadan feragat ettiği gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepleri yönünden davanın kabulüne, yıkım talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında davacıların paydaşı olduğu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı konusunda bir ihtilaf olmadığı, davalı tarafın dayandığı kira sözleşmesine göre pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanmadığı, İlk Derece Mahkemesince mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesine ve ecrimisile hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların tek başına dava açamayacaklarını, Mahkemece kira sözleşmesine ilişkin hiç bir araştırma yapılmadan karar verildiğini, ilk kira sözleşmesinin 01.09.2015 tarihinde yapıldığını, taşınmaz üzerindeki yapının müvekkili tarafından inşaa edilmediğini, bu hususa ilişkin de bir inceleme yapılmadığını, kira sözleşmesinin ... ile yapıldığını, ...'nin ölümü ile mirasçıları ile yenileme sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazın kaç hissedarlı olduğunu bilme zorunluluğu bulunmadığını davacıların yıllarca müvekkilinin kullanımına itirazda bulunmadıklarını, müvekkilinin kira sözleşmesine istinaden iyiniyetli olarak taşınmazı kullanageldiğinden kötüniyet tazminatı olan ecrimisile hükmedilmeyeceğini, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1180, K. 2026/2471, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-1180-e-2026-2471-k-76d55c1a90fb