Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/107 E. 2026/2468 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/107
- Karar No
- 2026/2468
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/615 E., 2025/1737 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/591 E., 2023/1231 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların mirasbırakanı ...'ın 18.06.2021 tarihinde öldüğünü, müvekkilleri olan kızları ile oğulları ... ve ...'ı mirasçı olarak bıraktığını, mirasbırakanın sağlığında adına kayıtlı 3 adet taşınmazı ölünceye kadar bakım suretiyle 17.12.2013 tarihinde oğlu ...'a, 1 18... parsel ile 1 18... parsel sayılı taşınmazları 09.09.2013 tarihinde ölünceye kadar bakım akdi nedeniyle davalı ...'e devrettiğini, yapılan devirlerin muvazaalı olduğunu, mirasbırakanın esasen bağışlamak istediği taşınmazları mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla temlik ettiğini, taşınmazların devir tarihi itibariyle makul karşılanacak oranı aştığını, nitekim davalının mirsabırakana bakmadığını, bakım ediminin yerine getirilmediğini ileri sürerek muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmazların bakım edimi karşılığında müvvekkiline devredildiğini, müvekkilinin ise mirasbırakana ölümüne kadar baktığını, ölünceye kadar bakım akdinin niteliği gereği mirasbırakan sağlığında ileri sürmediği müddetçe mirasçıların talebi ile iptal edilemeyeceğini, diğer taraftan davacıların babalarından intikal eden taşınmazların kamulaştırma bedellerini almaları nedeniyle de tenkis talebinde de bulunamayacaklarını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada temlik konusu taşınmazların toplam degerinin mirasbırakanın diğer taşınmazlarına oranına göre makul sınırın aşıldığını, mirasbırakanın kendisine baktırmak için daha azını verebilecekken değer itibariyle önemli kısmını davalıya temlik ettiğini, diğer taraftan mirasbırakanın sadece davalı tarafından değil davacı olan çocukları arasında da aydan aya dönüşümlü şekilde bakıldığı ve kız çocuğunun yanında öldüğü, mirasbırakanın amacının kendine baktırmak olmadığı, amacının kendisine baktırmak olsaydı kıymetli ve iki ayrı taşınmaz vermek yerine bir tanesi ile yetinebileceğinin açık olduğunu, dolayısıyla temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında mirasbırakanın davacı mirasçılardan mal kaçırma kastı ile hareket edildiği kanaatine varıldığından İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, davalı tarafın bakiye karar harcı ve vekâlet ücretinin hatalı olduğuna dair istinaf itirazının değerlendirilmesinde İlk Derece Mahkemesince tespit edilen dava değeri üzerinden vekâlet ücretinin ve bakiye karar harcının doğru olarak hesaplandığı anlaşılmakla davalı tarafın bahsi geçen yöndeki istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, kamu düzeni yönünden yapılan incelemede ise "... kaydının iptali ile davacılar adına veraset ilamında gösterilen miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline" karar verilse de mirasçılık belgesine ilişkin hususların yazılmadığı, kararın bu hâli ile infazda tereddüt yaratacağı anlaşılmakla Mahkemece infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kamu düzeni nedeniyle kabulüne, yeniden hüküm tesisi ile hüküm sonucunun düzeltilmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına göre mirasbırakana davalı ve ailesi tarafından bakıldığının sabit olduğunu, davacıların sadece yardımcı olduklarını, asıl bakımı davalının yerine getirdiğini, mirasbırakanın ise bu bakımın karşılığı olarak taşınmazlarını davalıya devrettiğini, Mahkeme gerekçesi ile dosya kapsamının çeliştiğini, mirasçı olan davacıların mirasbırakana bakılmadığı iddiasını ileri süremeyeceklerini, davacıların mirasbırakanın kamulaştırılan taşınmazlarının bedellerini tahsil etmeleri nedeniyle muvazaanın bulunmadığını, Mahkemenin bu konuda bir değerlendirmede bulunmadığını, bakım akdi nedeniyle devrin mirasbırakanın gerçek iradesini yansıttığını, vekâlet ücretinin ayrı ayrı hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptali olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.