Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/987 E. 2024/1721 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/987
Karar No
2024/1721
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/52 E., 2023/411 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar nedeniyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili kooperatifin maliki olduğu taşınmazlara davalı tarafça el atıldığını, davalı tarafa ait yapıların da müvekkili kooperatife ait taşınmazlara taşkın olduğunu belirterek, el atmanın önlenmesini ve tecavüzlü yapıların kâl'ini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.03.2013 tarihli ve 2012/94 Esas, 2013/163 Karar sayılı kararıyla, davalının davacıya ait dava konusu taşınmazlara tel örgü, duvar ve taşkın yapılar yapmak suretiyle el attığı anlaşıldığından, davanın kabulüne, el atmanın önlenmesine ve tecavüzlü yapıların kaline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.12.2013 tarihli ve 2013/16480 Esas, 2013/18206 Karar sayılı kararıyla; davalı ...'ın Ardahan Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.04.2012 tarihli kararıyla kısıtlandığı, kısıtlı davalının vekil tarafından 16.05.2012 tarihli celseden itibaren temsil edildiği, kısıtlı davalının, vasi yada vasi tarafından belirlenen vekil tarafından davada temsil edilmediği dönemde yapılan usul işlemlerinin geçersiz olduğu gözetilerek tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm delillerin eksiksiz olarak toplanması hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kısıtlı davalının ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmekle, davalı tarafça davacıya ait dava konusu taşınmazlara tel örgü, duvar ve taşkın yapılar yapmak suretiyle el atıldığı anlaşıldığından, davanın kabulüne, el atmanın önlenmesine ve tecavüzlü yapıların kâl'ine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyizinde, müvekkillerinin malikliğini gösteren eski mahkeme kararlarının mevcut olduğunu, dava konusu taşınmazların ifraz gördüğünü ve parsel numaralarının değiştiğini, zeminin karlı olmadığı bir tarihte keşif yapılarak ölçüm yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/987, K. 2024/1721, T. 25.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-987-e-2024-1721-k-d046e62a972c