Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5522 E. 2023/6537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5522
Karar No
2023/6537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/114 E., 2023/127 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 293 ada 28 parselde bulunan ve halen davalı tarafça yazlık olarak kullanılan bahçeli kargir ev ve müştemilatını 10.01.2008 tarihinde ...'dan satın aldığını, davalının davaya konu taşınmazı hiçbir haklı gerekçe olmaksızın kullandığını belirterek elatmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Usulüne uygun tebligata rağmen davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli 2015/101 Esas ve 2016/46 Karar sayılı kararı ile söz konusu dairenin bulunduğu binanın ruhsatının bulunmadığı, taşınmazın 4312 m2 büyüklüğünde arsa vasfında tapuya kayıtlı bulunduğu, SGK tarafından yapılan satışta da arsanın ve arsa üzerinde bulunan binaların 9/32 hissesinin satışının yapıldığı, dava konusu dairenin muayyen bir şekilde belirlenerek satışının yapılmadığı, bu hali ile arsa ve binaların tümünde halen el birliği ile mülkiyetin devam ettiği, davalının pay sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.12.2020 tarihli 2018/7075 Esas ve 2020/7809 Karar sayılı kararı ile; somut olayda, taşınmaz üzerindeki binanın zemin üzeri 2 kat ve toplam olarak 5 ayrı daireden ibaret olduğu, davacının söz konusu dairelerden yararlanıp yararlanmadığının anlaşılamadığı, mahkemece yeniden taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılarak davacının söz konusu taşınmazların bulunduğu binada kullandığı ya da kullanmaya müsait bölümün bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile bozma sonrası mahkemce yapılan keşifte, taşınmaz üzerinde bulunan 1, 2 ve 3 No.lu dairelerin kapısına gidildiği, kimsenin kapıyı açmadığı, 5 No.lu dairenin kapısı çalındığında ise davacının annesi ... olduğunu söyleyen kişinin kapıyı açtığı, evde kendisinin oturduğunu, bütün dairelerde oturulduğunu, 1 ve 2 No.lu dairelerin kiraya verildiğini, kiralarını kendisinin aldığını söylediği, sadece 3 No.lu dairede davalının oturduğunu ve diğer dairelerle herhangi bir bağlantısının olmadığını söylediği, davacının kullandığı ve kullanmaya müsait olan dairelerin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın ilk malikleri olan ..., ..., ... ve ... arasında fiilen taksim edildiğini, 3 No.lu dairenin davacının babası olan ...’e ait olup SGK’ya olan borcu nedeniyle satıldığını, davacının da bu daireyi geri satın aldığını, mahkemenin taşınmazda kullanılabilecek boş alan bulunduğuna dair gerekçesinin yanlış olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazda fiili taksimin varlığı ve 3 No.lu dairenin davacının babasına düştüğünün ispatlanamadığı, dava konusu 293 ada 28 parsel 4312 m2 olup apartman dışında da kullanılabilecek alan bulunduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5522, K. 2023/6537, T. 26.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5522-e-2023-6537-k-d276f4c189a9