Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4580 E. 2023/5912 K. – Ecrimisil
Konu: Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4580
- Karar No
- 2023/5912
- Karar Tarihi
- Konu
- Ecrimisil
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/37 E., 2022/869 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/326 E., 2021/220 K. Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1635 ada 7 parsel sayılı taşınmaza malik olduğunu, davalılar tarafından dava konusu taşınmazın 1213 metrekarelik kısmının minibüs durağı olarak kullanmak suretiyle müdahalede bulunduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla 01/01/2015-31/12/2015 tarihlerine ait toplam 33.040,00 TL ecrimisil bedelinin, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yıl sonundan itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı esnaf odasından tamamının, diğer her bir davalıdan 1.180,00’şer TL'nin yıl sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde asıl dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak; davalı ...'nın, Belediye Kanunundaki görevleri arasında "durak yerlerini belirlemek" görevinin de sayıldığını, davalı ...’nin bu yerleri durak yeri olarak belirlediği için minibüs esnafı ile birlikte sorumluluğu bulunduğunu belirterek 01/01/2015-31/12/2015 tarihlerine ait toplam 33.040,00 TL ecrimisil bedelinin yıl sonundan itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı ...'ndan tahsilini talep ve dava etmiştir. 3. Davacı vekili 21.01.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 314.307,84 TL ye çıkarmıştır. II. CEVAP 1. Asıl davada bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ve davalı ... Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası arasında 01/01/2004 tarihli taşınmaz kira akdi akdedildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. 2. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı idare ve davacı Kurum arasında 1635 ada 7 parselin sadece 300 metrekarelik kısmının Kozlu, Karafatma ve Ontemmuz dolmuş durakları için minibüs durak yeri olarak kullanılması amacıyla 01.11.2017 başlangıç tarihli 3.900,00 TL aylık kira bedeli ile kira sözleşmesi akdedildiğini, bu alanın minibüs esnafı tarafından kullanılması nedeniyle davalı idarenin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, istenen miktarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; a. Asıl dava yönünden; 1. Davanın kısmen kabulü ile 57.617,28 TL'nin 31.12.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı Şoförler Ortaklığından tahsili ile davacıya verilmesine davacının fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ... ve ... hakkında açmış bulunduğu davanın kısmen kabulü ile 57.617,28 TL ecrimisilin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile her davalı için 2.057,76'şer TL'nin 31.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, b. Birleşen dosya yönünden; Davanın kısmen kabulü ile 57.617,28 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 31.12.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ... Başkanlığın'dan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili, birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; ecrimisil bedelinin çok düşük belirlendiğini, müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davalı taraflar lehine hükmedilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, asıl davanın kısmen kabulünde müvekkili lehine 8.290,25 TL vekalet ücretine hükmedildiğinden davalılar lehinde de ancak bu miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; kullanılan alanın 300 metrekare olduğunu, ancak 1213 metrekare üzerinden ecrimisilin hesaplandığını, müvekkillerinin taraf sıfatının bulunmadığını, ecrimisil bedelinin fahiş belirlendiğini, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Birleştirilen davada davalı ... vekili; davalı idare ve davacı Kurum arasında 1635 ada 7 parselin sadece 300 metrekarelik kısmının minibüs durak yeri olarak kullanması amacı ile 01.11.2017 başlangıç tarihli 3.900,00 TL aylık kira bedeli ile kira sözleşmesi akdedildiğini, davalı idareden ecrimisil talep etme şartlarının oluşmadığını, davalı ... lehine reddedilen kısım için vekalet ücreti takdir edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belertilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan asıl ve birleşen davada davacı lehine kabul edilen 57.617,28 TL üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücreti taktir edilmemiş olması, yine İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan birleşen davada davalı ... lehine ret edilen edilen 256.690,00 TL üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücreti taktir edilmemiş olması uygun olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; asıl davada davalılardan ... ve ... vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise; 2021 yılı için istinaf kesinlik sınırının 5.880,00 TL olduğu, 2.057,76 TL’nin yönünden karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olduğundan asıl dava dosyası davalılarından ... ve ... vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilerek yeniden hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; ecrimisil bedelinin çok düşük belirlendiğini, davalı taraflar lehine hükmedilen ret vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını asıl davanın kısmen kabulünde müvekkili lehine 8.290,25 TL vekalet ücretine hükmedildiğinden davalılar lehinde de ancak bu miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ancak, davalılar lehine 26.418,30 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683 995 inci maddesi, 2. 04.06.1958 gün ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile ecrimisil, haksız işgal tazminatı olarak nitelendirilmiştir. Bu kararın gerekçesinin V. bendinde “işgal tazminatı davalarının hususi bir şekli olan ecrimisil davalarının beş yılda zamanaşımına uğrayacağı esasını benimsemiş bulunan 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının halen geçerli” olduğu açıklanmış ve ecrimisil davalarının 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 908 inci (4721 sayılı Kanununun 995 inci) maddesine dayanan bir tazminat davası olduğu belirtilmiştir. 3. 08.03.1950 gün ve 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kabul edildiği gibi başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyi niyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından doğan zararları tazmin ile yükümlüdür. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13.maddesinin 3. fıkrasına göre "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." hükmü gereğince; mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı lehine takdir olunan vekalet ücretinin 8.290,25 TL belirlendiği davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin bu değeri geçemeyeceği değerlendirilerek davalılar lehine 26.418,30 TL vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun/6100 sayılı Kanun’un) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli kararının hüküm fıkrasının A-5, b numaralı bendinde yer alan "26.418,30 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "8.290,25 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.