Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5327 E. 2023/6310 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5327
Karar No
2023/6310
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/163 E., 2021/420 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü Taraflar arasındaki asıl davada ecrimisil, karşı davada alacak istemine ilişkin verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı – karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı tarafın liman sahasında 23.11.2006 ve 29.09.2007 tarihlerinde yapılan sözleşmeler doğrultusunda stand alanı kiralamış olduğunu, ancak kiralanan alandan farklı olarak 26,50 m2 daha fazla yer kullandığının Beyoğlu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/76 D.İş dosyasında tespit edildiğini belirterek, haksız işgal edilen yere karşılık 05.07.2007 – 05.12.2011 dönemi için 43.934,51 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin depo alanında hiç yer kullanmadığını, sadece kiralanan stand alanını kullandığını ve 31.12.2010 tarihinde fuar alanındaki tüm faaliyetini sonlandırdığını belirterek davanın reddini savunmuş, karşı dava ile de kira sözleşmesi 28.02.2015 tarihinde feshedildiği ve kiralanan yer tahliye edildiği halde müvekkili tarafından davacıya kira sözleşmesi gereği ödenmiş olan 1.035 USD depozitonun iade edilmediğini ileri sürerek 1.035 USD’nin ödeme tarihindeki karşılığının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.02.2016 tarihli ve 2015/142 Esas 2016/108 Karar sayılı kararıyla, davanın ispatlanamamış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2018/5104 Esas, 2020/5873 Karar sayılı kararıyla; davalının karşı dava ile depozitonun kendisine geri ödenmesini talep ettiği belirlenmiş ise de mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması sebebi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı – karşı davalı dayanağı olan tespit dosyasındaki rapora davalı tarafça itiraz edildiği, tespitin dayanak gösterilmeden yapıldığı, davalı – karşı davacı tanıklarının beyanlarına göre de davalı – karşı davacının kira sözleşmesindeki yer dışında işgal ettiği bir yer olmadığı anlaşıldığından asıl davanın reddine, karşı davaya konu edilen 1.035 USD’nin davalı tarafça davacı – karşı davalıya banka kanalı ile gönderildiği, davacı – karşı davalı taraf hapis hakkını savunmuş ise de ortada geçerli bir borç olmadığı için hapis ... da bulunmadığı anlaşıldığından karşı davanın kabulü ile 1.035 USD’nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının (bu miktara dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte) davacı – karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı – karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı – karşı davalı vekili temyizinde, dayanak gösterdiği D.İş dosyasında yapılan tespitin hukuken geçerli olup aksini ispat edecek bir delil bulunmadığını, davalı – karşı taraf tanıkları olan kişilerin müvekkili şirket ile husumetli olan firmaların çalışanı olduğunu, beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, dava konusu yerin yargılama sırasında yıkılmış olması nedeniyle müvekkilinin tek delilinin tespit dosyası olduğunu, karşı dava yönünden ise kiralanan alanın teslim tarihine dek depozitoya ilişkin hapis ... bulunduğunu, depozito bedeline dava tarihinden değil karar tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, davalı – karşı davacı tarafın ödeme tarihindeki kur karşılığını talep etmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada ecrimisil, karşı davada ise depozito bedelinin iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "ülke parası ile" başlıklı 99 uncu maddesi, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4 üncü maddesinin a bendi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun10.04.2013 tarihli ve 2012/12-1072 Esas 2013/496 Karar sayılı ilamı, 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı – karşı davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı - karşı davacı taraf karşı davasında, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 28.02.2015 tarihinde feshedildiğini ve kiralanan yerin tahliye edildiğini, ancak karşı davalıya kira sözleşmesi gereği ödenmiş olan 1.035 USD depozitonun iade edilmediğini ileri sürerek 1.035 USD’nin ödeme tarihindeki karşılığının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, karşı davalı taraf da 1.035 USD depozito bedeli üzerinde hapis ... bulunduğunu savunmuştur. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. 1.035 USD depozito bedelinin sözleşme kapsamında karşı davalıya ödenmiş olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığına, karşı davacı da depozito bedelinin ödeme tarihindeki TL karşılığını talep etmiş olduğuna göre, karşı davacıya iadesi gereken depozito bedelinin fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsiline ilişkin hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu kurala göre, karşı davacıya ödenmesine karar verilen 1.035 USD'ye, dava tarihinden itibaren, Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak tespit edilecek faize hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5327, K. 2023/6310, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5327-e-2023-6310-k-bdf5ef1f7872