Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/71 E. 2024/5389 K. – Ecrimisil Ve El

Konu: Ecrimisil Ve El Atmanın Önlenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/71
Karar No
2024/5389
Karar Tarihi
Konu
Ecrimisil Ve El Atmanın Önlenmesi

MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/736 E., 2023/1659 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 08.03.2017 KARAR : İstinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına İLK DERECE MAHKEMESİ :... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/160 E., 2022/910 K. Taraflar arasındaki ecrimisil ve el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın, davalı şirketler yönünden esastan, davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 28.02.2014 tarihinde 1907 ada 96 parsel zemin kat 1-2, 1. kat, 13-14 numaralı bağımsız bölümleri satın aldığını, bu yerlerin davalılar tarafından duvarları yıkılmak suretiyle bütün olarak kullanıldığını, 20.03.2014 tarihinde... 3. Noterliğinden ihtarname gönderdiğini ancak sonuç alınamadığını belirterek, bağımsız bölümlerin projesine uygun hale getirilmesini, el atmanın önlenmesini, 28.02.2014 tarihinden itibaren 5.000,00 TL ecrimisil alacağının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, davalı ...’in taşınmazı şahsen hiçbir zaman kullanmadığını, davalı ... şirketinin 8, 9, 11 ve 12 No.lu bağımsız bölümleri kira sözleşmesine dayanarak 01.04.2014 tarihinden itibaren kullandığını, davacının bağımsız bölümlerinin kullanılmadığını, binanın ara duvarının müteahhit tarafından hiç yapılmadığını, davacıya ait bağımsız bölümlerin de diğer bağımsız bölümler gibi açıkta olduğunu, davacının taşınmazları 28.02.2014 tarihinde muvazaalı olarak dava dışı ... Ateş ve Arslan Ateş'ten aldığını, taşınmazın fiili durumunu bilmeden haksız olarak dava açtığını, davalı ... şirketinin bina ile ilgisi bulunmadığını, binanın ruhsata aykırı yapılmış olmasının davalılarla ilgisi olmadığından müvekkillerinin binayı eski hale getirme yükümlülükleri bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; yapılan keşifte dava konusu taşınmazların boş olduğunun belirtildiği, davacının dava konusu taşınmaza el atıldığını mevcut delillerle ispatlayamadığı, davalı ...’in şahsi kullanımının tespit edilemediği gerekçesiyle, davalı şirketlere yönelik davanın esastan, davalı ...’e yönelik davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin ilk malik olduğu tarihte davalılara ihtar gönderdiğini, davalı şirketlerin dava konusu taşınmazlarda işgalci olduklarının sabit olduğunu, keşif tarihinde dava konusu yerlerin boş olmasının el atmanın bittiği anlamına gelmediğini, dava konusu taşınmazlar keşif tarihinde boş olsa dahi teslim edilmediği sürece kullananın uhdesinde olduğunu, davalı tarafın tahliye ve teslimi ispatlayamadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı itibariyle davalılardan ...'in taşınmazı kendi adına kullanmadığı davalı şirketlerin ortağı ve yöneticisi olduğundan kullandığı, davalı ... şirketinin ticaret odası ve vergi dairesi kayıtları ile bu kayıtları destekleyen tanık Alaaddin'in beyanları itibariyle dava tarihinden önce dava konusu adresten taşınmış olduğu, davalı tasfiye halindeki ... şirketinin dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın bulunduğu işhanını bir bütün olarak kullandığının sabit olduğu ancak dava devam ederken el atmanın sonlandığı, davacı ...'ın 28.02.2014 tarihinden dava tarihine kadar davalı ... şirketinden, 28.02.2014 tarihinden 26.01.2015 tarihine kadar da davalı ... şirketinden ecrimisil isteme ... bulunduğu belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... Tarım Hay. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne karşı açılan el atmanın önlenmesi davasının esastan reddine, davalı tasfiye halindeki ... Özel Güvenlik ve Kor. Hiz. Ltd. Şti.'ne karşı açılan el atmanın önlenmesi davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının ecrimisil talebinin davalı şirketler yönünden kabulü ile taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL ecrimisilin davalı şirketlerden tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ...'e karşı açılan davaların husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde; taşınmazın tahliyesi için gönderdiğimiz ihtar 21.03.2014 tarihinde dava konusu adreste davalı ... Şirketine tebliğ edildiği halde davalının taşınmazı teslim ettiğine ilişkin delil olmadığını, bu durumda el atmanın sona erdiğinin kabul edilemeyeceğini, davalı ... tarafından işgalin sonlandırılmadığını, davalı ... yönünden ise davacının bu kişinin taşınmazdaki durumunu bilemeyeceği için dava açmakta haklı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/71, K. 2024/5389, T. 02.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-71-e-2024-5389-k-2e5fe8142bc7