Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/308 E. 2024/5494 K. – Yargılamanın

Konu: Yargılamanın Yenilenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/308
Karar No
2024/5494
Karar Tarihi
Konu
Yargılamanın Yenilenmesi

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2818 E., 2023/2951 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/258 E., 2023/162 K. Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekili; 336 ada 23 parselde kayıtlı fındık bahçesinin tamamı ile 170 ada 53 parselde kayıtlı tarım arazisinin 5/24 hissesinin davalı ... adına kayıtlı iken kanun hükümlerini dolanmak maksadıyla muvazaalı ve hileli olarak Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/49 Esas, 2022/236 Karar sayılı hükmü neticesinde diğer davalılar adına hükmen tescilinin sağlandığını ileri sürerek 6100 sayılı HMK'nın 375/1-h gereğince yargılamanın yenilenmesini, hükmün iptalini ve taşınmazların eski malik adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kanunda sınırlı sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin somut olay bakımından gerçekleşmediği ve mahkeme kararının başka bir mahkeme kararı ile ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak nitelikte tapu iptal tescil kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekili; 3083 ve 5403 sayılı Yasa'ların, tarım arazilerinin bölünmemesine yönelik hükümlerini ve ilgili diğer mevzuatı dolanmak amacıyla, tarım arazilerinin muvazaalı tapu iptali ve tescili davalarına konu edilerek bölünmelerinin sağlandığını ileri sürerek kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Yargılamanın yenilenmesini talep eden ... vekili; istinaf dilekçesindeki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 03.07.2005 tarihli ve 19.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5403 sayılı Yasa'sının amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olup anılan yasada 30.04.2014 tarihli 6537 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle yeniden bazı düzenlemeler yapılmıştır. (30.4.2014-6537/1. m) 2. Kanun'un “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” başlıklı 8 inci maddesi gereğince tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmıştır. (31.01.2007-5578/2. m) 3. Yapılan düzenlemelerle, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hüküm altına alınmıştır. (30/4/2014-6537/4.m) 4. Kanun'un 3 üncü maddesinde; mutlak tarım arazisi, özel ürün arazisi, dikili tarım arazisi, marjinal tarım arazisi, asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü ayrı ayrı tanımlanmıştır. (30.4.2014-6537/3.m) 5. Tarımsal açıdan gelişmiş ülkelerde yıllara göre tarımsal işletmelerin sayısı azalıp büyüklükleri artarken, ülkemizdeki süreç bunun tam tersi bir şekilde işlemekte, tarımsal işletme sayısı artarken büyüklükleri azalmaktadır. Modern ülkelerde olduğu üzere tarımsal işletmelerin büyümesinin sağlanması yolunda düzenleme yapılmasının kamu yararına aykırı bir yönü olmadığı gibi Anayasa'nın 44 üncü maddesiyle Devlete yüklenen ödevle de uyumlu bulunmaktadır. 6. Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 376 ncı maddesi uyarınca "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler". Bu hükümle kanun koyucu, hükmün taraflarının muvazaa yaparak üçüncü kişiler aleyhine kesin hüküm elde etmelerini önlemeyi amaçlamıştır. 3. Değerlendirme 1. Somut olaya gelince; iptali istenen hükme esas dava dosyasında davacılar; dava konusu taşınmazları inançlı işlem gereği tarım yapma amacıyla eşit hisselerle satın aldıklarını ve davalı üzerine tescil edildiğini ancak aralarında anlaşmazlık çıktığını beyanla davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep ve dava etmiştir. 2. Dava konusu taşınmazlardan 336 ada 23 parsel fındık bahçesi vasfında olup tam hisse ile, 170 ada 53 parsel tarla vasfında olup 5/24 hisse ile ... adına kayıtlıdır. İptali istenen yargılamada, davalı tapu kayıt maliki davayı kabul ettiğini bildirmiş, mahkemece kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine kesinleşmiştir. 3. Hükmün kesinleşmesi üzerine dava konusu taşınmazlardaki davalı adına olan hisse, davacılar adına 1/42'şer hisse ile tapuda intikal etmiş; ... vekili, bölünemez büyüklük kuralına aykırı olarak dava konusu tarım arazisinin davacılar adına tesciline dair hükmün iptali ile davalı ilk kayıt maliki adına tescilini talep etmiştir. 4. Anayasa, kanun koyucuya, toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda tarımsal alanlarda düzenleme yapma yetkisi verdiğinden kanun koyucu tarafından tarım alanlarının korunması ve amacına uygun olarak kullanılmasını sağlamak için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanun'u çıkarılmış bulunmaktadır. Mevcut kurallar tarım arazilerinin miras veya diğer sebeplerden dolayı bölünmesinin ve tarımsal yapının bozulmasının önlenmesi, tarım alanlarında meydana gelen kayıpların engellenmesi, parçalı araziler için harcanan emek, zaman ve masrafların azaltılması, tarım yapılmasının kolaylaştırılması ve tarımsal işletmelerin ekonomiye kazandırılması için kamu yararı amacıyla getirilmektedir. 5. Bu amaç doğrultusunda asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarım arazilerinin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin arttırılamayacağına dair hüküm, kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce res'en dikkate alınması gerekmektedir. 6. Hal böyle olunca mahkemece 5403 sayılı Kanunun ilgili maddeleri üzerinde durulmaksızın davalının davayı kabulü hükme esas alınarak tapu iptali ve tescil talebinin kabulü ile davacılar adına tescile karar verilmesi halinde kamu yararı amacıyla getirilen ve kamu düzenine ilişkin olan "bölünemez büyüklük" kuralı ihlal edilmiş olmakta, davacılar ve davalı iyiniyet kuralına aykırı olarak kanun maddesini dolanmak suretiyle tarım arazilerinin bölünmesine sebebiyet vermektedir. 7. Her ne kadar davalının davayı kabulü ve hükmü temyiz etmemesi üzerine tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne dair hüküm kesinleştirilmiş olsa da; davacılar ve davalı arasında bu danışıklı durumu yasanın koruması söz konusu olmayacağından Tarım ve Orman Bakanlığının yargılamanın yenilenmesini kamu yararı adına talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir. 8. Bu nedenle 6100 sayılı Kanunun 376 ncı maddesi uygulanarak davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Yargılamanın yenilenmesi talep eden ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/308, K. 2024/5494, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-308-e-2024-5494-k-ee734dac8b1f