Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4704 E. 2025/3470 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4704
Karar No
2025/3470
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2760 E., 2024/1657 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/225 E., 2022/320 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 28263 ada 53 parsel sayılı taşınmazda ... 'dan 1997 yılında 2700 m² yer satın aldığını, 2003 yılında ... 'dan 1300 m² daha yer satın aldığını, parasını ödediğini, yerinin 4000 m² olduğunu, dava konusu taşınmazın 2009 yılında davalı ...'a satıldığını, davalının taşınmaza 17 dönüm üzerinden para ödeyip 21 dönüm tapu aldığını bu durumun davalının da kabulünde olduğunu belirterek, davalı adına tescilli olan eski 486 parsel yeni 28263 ada 53 parselin 21036,76 m² sinden 4034.35 m²'sinin iptal edilip ifraz edilerek, olmazsa 4034.35 m²'sinin hisseli olarak davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili, duruşmada davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Hazine hakkındaki davanın pasif husumetten reddine, davalı ...’a yönelik davanın ise dava konusu taşınmazın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca hisselendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; mahkemenin eksik incelemede bulunması ve ifrazın mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, bu kapsamda öncelikle kanun maddesi hatalı yorumlanmak sureti ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 5403 sayılı Kanun'un amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olup anılan Kanun'da 30.04.2014 tarihli 6537 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle yeniden bazı düzenlemeler yapılmıştır (30.4.2014-6537/1. m). Kanun'un “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” başlıklı 8. maddesi gereğince tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmıştır (31.01.2007-5578/2. m). Yapılan düzenlemelerle, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hüküm altına alınmıştır (30/4/2014-6537/4.m). Kanun'un 3. maddesinde; mutlak tarım arazisi, özel ürün arazisi, dikili tarım arazisi, marjinal tarım arazisi, asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü ayrı ayrı tanımlanmıştır (30.4.2014-6537/3.m). Asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin üzerinde olan tarım arazileri yukarıda belirtilen miktarların altında ifraz edilmemek şartıyla oranına bakılmaksızın hisseli olarak satılabilir. Tarımsal açıdan gelişmiş ülkelerde yıllara göre tarımsal işletmelerin sayısı azalıp büyüklükleri artarken, ülkemizdeki süreç bunun tam tersi bir şekilde işlemekte, tarımsal işletme sayısı artarken büyüklükleri azalmaktadır. Modern ülkelerde olduğu üzere tarımsal işletmelerin büyümesinin sağlanması yolunda düzenleme yapılmasının kamu yararına aykırı bir yönü olmadığı gibi Anayasa'nın 44. maddesiyle Devlete yüklenen ödevle de uyumlu bulunmaktadır. Somut olayda; dava konusu 28263 ada 53 parsel sayılı taşınmazın 21036,76 m² olduğu, davacının 4034.35 m² olan kısmın adına tescilini talep ettiği mahkemece dava konusu taşınmazın 5403 sayılı Kanun uyarınca hisselendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiği anlaşılmıştır. Dosya içerisinde bulunan İlçe Tarım Orman Müdürlüğünün, 10.05.2019 tarihli yazısında ifraz sonucu oluşacak parsellerin sera ve tarlası vasfıyla tescil edilmesi hâlinde ifraz edilmesinin mümkün olduğu belirtilmiş, İlçe Tarım Orman Müdürlüğünün 23.06.2022 tarihli yazısında dava konusu tarla vasıflı taşınmazın ifraz veya hisselendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek aynı kuruma ait iki yazı cevabında çelişki oluşmuştur. Mahkemece 28263 ada 53 parsel tarla vasfındaki taşınmazda, vasıf değişikliği yapılmasının mümkün olup olmadığı da araştılarak çelişki giderildikten sonra bir hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4704, K. 2025/3470, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-4704-e-2025-3470-k-4262c06c7492