Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2783 E. 2024/4427 K. – Vasiyetnamenin

Konu: Vasiyetnamenin İptali Olmazsa Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2783
Karar No
2024/4427
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnamenin İptali Olmazsa Alacak

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/39 E., 2023/252 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 23.12.2020 KARAR : Bir kısım davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/519 E., 2022/477 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali olmazsa alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın bir kısım davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince bir kısım davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...in 05.08.2020 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldüğünü, murisin Akçaabat 2. Noterliğinin 13.02.2017 tarih ve 657 yevmiye sayılı vasiyetnamesinin resmi vasiyete ilişkin şekil ve şartları taşımadığını, vasiyetnamenin tanziminde alınan sağlık raporunun tek hekim tarafından düzenlendiğini, murisin işlem sırasında 85 yaşında olduğunu, fiil ehliyetinin bulunmadığını, vasiyetnamenin baskı altında düzenlendiğini iddia ederek vasiyetnamenin iptaline, olmazsa murisin özellikle belirttiği ve davalıların da vaatte bulunduğu Derecik'in merkezinde bir daire ile bir dükkanın keşfen belirlenecek bedelinin vasiyet tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili bila tarihli dilekçesi ile müvekkili ... yönünden davadan feragat etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olduğu, murisin işlem sırasında fiil ehliyetini haiz olduğunun ATK raporu ile sabit olduğu, davacı yanın irade sakatlığı iddiasını ispat edemediği, 2. kademedeki istem yönünden ise taşınmazların sağlararası ya da ölüme bağlı tasarruf ile devri veya devir vaadinin resmi şekilde yapılması gerektiği öngörülmüş olup, davacı tarafça iddiasını destekler nitelikte taraflar arasında yapılmış satış vaadi sözleşmesi veya muris tarafından yapılmış ölüme bağlı bir tasarruf dosyaya ibraz edilmediği gibi dosya kapsamında iddiaya ilişkin delil başlangıcı da bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve terditli davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik araştırma ile karar verildiğini, ATK raporuna itirazın dikkate alınmadığını, muriste anksiyete bozukluğu teşhis edildiğini, depresyonda olduğunu, dikkat ve hafıza yetersizliği saptandığını, kalp ve böbrek yetmezliği bulunduğunu, murise 03.05.2017 tarihinde alzheimer teşhisi konulmuş ise de bu hastalığa ilişkin ilaçları çok daha önce kullanmaya başladığı hususunun SGK kayıtları ile sabit olduğunu, vasiyetnamede taşınmaz bilgilerinin açıkça gösterilmediğini, şekil eksikliği ve irade sakatlığı iddiasının yeterince araştırılmadığını ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. 2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların her iki talebinin de reddedilmesine rağmen müvekkilleri yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek vekalet ücreti yönünden istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; hükmün esasa ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine gelince; ilk talep için tek maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiği yönündeki itirazının, ilk talep yönüyle yukarıda belirtilen nedenlerle davacı ... açısından davanın feragat nedeniyle diğer davacılar yönünden esastan reddine karar verilerek davacı ... açısından vekalet ücretinin yarısından sorumlu olacak şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususlara riayet edilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, hükmün düzeltilmesine, yeniden esas hakkında karar verilerek asıl ve terditli talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirilen sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, noterde düzenleme şeklinde yapılan vasiyetnamenin iptali, olmazsa alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 ve 558. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından kararda isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2783, K. 2024/4427, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2783-e-2024-4427-k-3084dfc3be07