Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/273 E. 2024/5496 K. – Vasiyetnamenin

Konu: Vasiyetnamenin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/273
Karar No
2024/5496
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnamenin İptali

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2430 E., 2023/1696 K. DAVACILAR : ... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 02.03.2020 KARAR : Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/91 E., 2022/169 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden husumetten; diğerleri yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın...17. Noterliğinde 29.12.1989 tarih ve 58334 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetname ile belirli mal vasiyetinde bulunduğunu, ancak bu vasiyetnamenin üzerinden uzun zaman geçtiğini, murisin çok sayıda sağlararası işlemde bulunduğunu, vasiyete konu arsa vasıflı taşınmaz üzerinde zaman içerisinde apartman inşa edildiğini, bunların TMK'nın 544/2 nci maddesi uyarınca vasiyetle bağdaşmayan başka tasarruflar kapsamında olduğunu, dava konusu vasiyetnamenin murisin sonraki ve ölüme bağlı tasarrufuyla bağdaşmayan diğer işlemleri nedeniyle ortadan kalkması gerektiğini belirterek, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; vasiyetname kapsamı incelendiğinde davalı olarak gösterilen ... yararına vasiyetname düzenlenmediğinin görüleceğini, bu nedenle onun yönünden “husumet” itirazında bulunduklarını, tarafların yasal süre içerisinde vasiyetnameye itiraz etmediğini, vasiyetnamenin kanunda gösterilen hiçbir iptal nedenine uymadığını, vasiyete konu taşınmazın muris, eşi ve davalı ...’in kazançlarıyla alındığını, bu nedenle 1/3’er bölüşüldüğünü, dava dilekçesinde sunulan TMK'nın 544/2 nci maddesi koşullarının gerçekleşmediğini, miras bırakanın sonradan o mal üzerinde vasiyetle bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasbırakanın yapmış olduğu tasarrufların vasiyetteki iradesini pekiştirdiği, bu nedenle vasiyetnamenin geçersiz olduğunun düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden husumetten, diğer davalılar yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin, vasiyete konu taşınmazda lehine vasiyet edilenler adına yaptığı devirler nedeniyle vasiyetnamenin geçersiz olduğunun düşünülemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. 29.12.1989 tarihli vasiyetnamenin üzerinden uzun zaman geçtiğini, miras bırakanın bu süreçte çok sayıda sağlararası işlemde bulunduğunu, belirli mal vasiyetine konu arsa mahiyetli taşınmaz üzerinde apartman inşa edilmesi, bu apartman üzerinde de bir çok sağlararası tasarrufta bulunmuş olmasının TMK'nın 544/2 nci maddesi uyarınca vasiyetle bağdaşmayan başka tasarruflar kapsamında olduğunu, c. Anılan vasiyetnamenin miras bırakanın sonraki tasarruflarında göstermiş olduğu irade ile hükümsüz hale geldiğini ve iptalinin gerektiğini, kararda murisin sağlığında yapmış olduğu bu tasarrufların vasiyetnamedeki iradesini pekiştirici işlemler olarak kabul edildiğini, ancak bu kabulün isabetli olmadığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Somut olayda, davacı TMK'nın 544/2 nci maddesi uyarınca vasiyetle bağdaşmayan tasarruflar nedeniyle vasiyetnamenin hükümsüz olduğu ve bu nedenle iptal edilmesi talebinde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince vasiyetnameye aykırı işlem yapılmadığı, lehtarlar adına devir gerçekleştiği gerekçesiyle benzer gerekçe içeren İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Somut olayda, TMK’nın 557 nci maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplere dayalı iptal istenmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru görülmediğinden bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, HMK'nın 370/4 üncü hükmü gereğidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/273, K. 2024/5496, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-273-e-2024-5496-k-dff92d27cade