Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/86 E. 2024/5309 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/86
- Karar No
- 2024/5309
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/110 E., 2023/1463 K. DAVA TARİHİ: 12.10.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/475 E., 2020/643 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin annesi ...’nun 17.07.2017 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak müvekkili ile davalının kaldığını, davalının müvekkili ile annesini özellikle babasının ölümünden sonra görüştürmediğini, muris tarafından yapılan 05.08.2015 tarihli vasiyetnamede şekil koşullarına uyulmadığını, murisin aynı zamanda ehliyetsiz olduğunu ve vasiyetnamenin bakmama ve yalnız kalma tehdidiyle baskı altında yapıldığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2020 tarihli ve 2017/475 Esas, 2020/643 Karar sayılı kararında; "...dava konusu 05.08.2015 tarihli ve 35048 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin TMK'nın 531 vd. hükümleri gereğince şekil koşullarına haiz olduğunun anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapora göre muris ...'nun vasiyetnamenin düzenleme tarihi itibariyle fiil ehliyetini haiz olduğunun belirtildiği, bu nedenle davacı tarafın murisin vasiyetnameyi düzenlediği tarih itibariyle tasarruf ehliyetinin bulunmadığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, öte yandan murisin davalı tarafça korkutulması ve baskı altına alınması neticesinde vasiyetnamenin düzenlendiği yönündeki iddiasını ispata yarar dosyada mevcut herhangi bir bilgi ya da belge olmadığı, dinlenen davacı tanığı Huriye Düzgün'e ait beyan ile davalı tanıklarına ait beyanlardan da bu durumun her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispatlanamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 19.10.2023 tarihli ve 2021/110 Esas, 2023/1463 Karar sayılı kararında "...somut olayda vasiyetnamenin iptaline ilişkin koşulların bulunmaması sebebiyle ilk derece mahkemesince verilen davanın reddine yönelik kararın hukuka uygun olduğu..." gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, 1. Murisin akli melekelere sahip olmadığını, 2. Murisin terk edilmek tehdidi altında vasiyetnameyi düzenlediğini, 3. Kendisinin muris annesi ile görüşmesinin engellendiğini, 4. Davalı tarafından ispatlanması gereken konuların onun tarafından ispatlanamadığını, 5. Vasiyetnamenin geçerli kabul edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, 6. Kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptaline ilişkindir. 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557. maddesi, "Aşağıdaki sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabilir: -Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa, -Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, -Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise, -Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa." şeklinde düzenlenmiştir. Hükümden de anlaşılabileceği üzere ölüme bağlı tasarrufların iptali, Kanunda sınırlı sayıda düzenlenmiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.