Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5824 E. 2024/5073 K.

Konu: Muhdesatın Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5824
Karar No
2024/5073
Karar Tarihi
Konu
Muhdesatın Tespiti

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1200 E., 2023/1101 K. DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 08.01.2018 KARAR : Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/11 E., 2020/146 K. Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili; tarafların önceden paydaş olduğu 6085 ve 1191 parselin kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle Hazine adına tescil edildiğini, bunun üzerine Hazine aleyhine tazminat davası açıldığını, üzerinde bulunan restoran, otel olarak işletilen bina ve müştemilatının tamamının kendisine ait olduğunu ileri sürerek muhdesatın tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacının hukuki dayanağının olmadığını, söz konusu yapının babaları Derviş tarafından inşa edildiğini, 05/01/2004 tarihli yapı ruhsatına göre yapı sahibinin babaları olduğunu, açılan tazminat davasını uzatmak amacıyla bu davanın açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın muhdesatın aidiyeti davası olduğu, bu davanın görülebilmesi için hukuki yarar şartının bulunduğu, görülmekte olan tazminat davası ile bu şartın sağlandığı, taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatın davacı tarafından yapıldığının anlaşıldığı gerekçesi ile asıl ve birleşen dosyanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazlar üzerindeki yapıların muris ... tarafından yapıldığını, işletme ruhsatı ve tapunun beş kardeş adına bulunduğunu, davanın haksız olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya içerisinde bulunan belediye kayıtlarında görüleceği üzere dava konusu yerin tarafların babaları olan Derviş’e ait olduğunu, Derviş tarafından inşa edildiğini, kaçak inşaatın savunmasının yapılamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, Hazineye karşı açılmış ve görülmekte olan tazminat davasının, muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açılması için gerekli hukuki yarar şartını sağladığı belirtilmiş ise de bu yöndeki gerekçenin isabetli olmadığı, muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açılabilmesi için güncel hukuki yararın bulunması gerektiği, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işleminin bulunması gerektiği, zenginleşme olması halinde zenginleşene karşı eda davası açabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleştirilen davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; muhdesatın tespiti davaları için hukuki yararın bulunduğu hallerin tahdidi olarak sayılmadığını, ortaklığın giderilmesi davası açılması halinde nasıl diğer ortakların sebepsiz zenginleşme ihtimaline göre dava açılıyorsa eldeki davada da aynı durumun söz konusu olduğunu, dava açabilmenin usul ekonomisine daha uygun olduğunu, tapuların iptal ile Hazine adına tescil edildikten sonra açılan tazminat davasında eldeki davanın bekletici mesele yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 718 inci maddeleri. 3. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 Sayılı HMK m.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK m.114/1-h ve 115) 4.Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5824, K. 2024/5073, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5824-e-2024-5073-k-817ccd8bb85c