Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5594 E. 2024/5025 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5594
- Karar No
- 2024/5025
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2987 E., 2023/3068 K. DAVALILAR : ..., ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 18.03.2020 KARAR : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/17 E., 2023/251 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; 2954 ada 2 parsel sayılı taşınmaz arsa vasfıyla ...... adına kayıtlı iken Samsun 3. Noterliğinin 11/04/1975 tarih ve 6618 yevmiye numaralı düzenleme suretiyle gayrimenkul satış vaadi senedi ile 12160/1585152 hissesinin müvekkilinin annesi ... ...'a satıldığını, dava konusu taşınmazın inşaatına 1995 yılında başlandığını, bu tarihte müvekkili ...ile eski eşi davalı ...'in evli olduğunu, ... ...'ın Samsun 3. Noterliği'nin 26/05/1997 tarih ve 13925 yevmiye numaralı Vasiyetnamesi ile dava konusu taşınmazı davalı ...'e vasiyet ettiğini, ... ...'ın 17/09/2008 tarihinde vefat ettiğini, ancak davalı ...'in vefat tarihinden bu yana vasiyetnamenin tenfizini istemediğini, iş bu vasiyetnamenin hükümsüz kaldığını, ... ...'ın mirasçıları arasında 21/04/2009 tarihli miras taksim sözleşmesi imzalandığını, iş bu protokol uyarınca dava konusu taşınmazın müvekkiline bırakıldığını, davalı ...'in alacaklısı olduğunu iddia eden ...'nun dava konusu taşınmazın ... adına tescili talebi ile Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2014/74 Esas numaralı davayı açtığını ve 05/03/2019 tarihli karar ile taşınmazın ... adına tesciline karar verildiğini, davalı ... adına tescil edilen bu taşınmazın, ...'in borçlarından dolayı satışa çıkartıldığını, müvekkilinin bu durumu satış ilanı ile henüz öğrendiğini, bu sebeple müvekkilinin mülkiyet hakkına tecavüz eden bu mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı süresi olan bu 20 yıllık süre zarfında müvekkili ile davalı ...'in evli olup taşınmazı birlikte kullandıklarını, bu sebeple taşınmaz üzerinde müvekkilinin mülkiyet hakkı olduğuna itibar edilmesi gerektiğini, zilyetlik hükümlerine göre de halen şu anda zilyet bulunduğunu, 2008 yılından beri söz konusu taşınmazın vergilerini müvekkilinin ödediğini, elektrik ve su aboneliklerinin kendi adına olduğunu belirterek dava konusu 2954 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir. 2. ... asli müdahale talebinde bulunmuş, mahkemece talebi kabul edilerek asli müdahil olmuştur. II. CEVAP 1. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır. 2. Yargılama sırasında dava konusu taşınmazın kayıt maliki olan Yaşar Çiçekcioğlu bölge adliye mahkemesi kaldırma kararı sonrasında asli müdahale talebi değiştirilerek HMK m.125 gereği dahili davalı sıfatı ile yargılamaya devam etmiştir. 3. Davaya dahil edilen Yaşar Çiçekcioğlu vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı miras taksim sözleşmesinin geçersiz olduğunu, zaman aşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın tapulu olduğu ve hiçbir zaman ... ... adına tapuya kayıtlı olmadığını, müvekkilinin taşınmazı cebri icra yolu ile yapılan satıştan satın aldığını, taşınmazda bulunan binanın ... tarafından yaptırıldığını, ... ... ile ... arasında yapılan harici satış sözleşmesi ile taşınmazın ... tarafından ... ...'a satıldığının gösterildiği ve bu belgenin belediyeye ibraz edildiğini, davacının sunduğu vasiyetnamede dahi taşınmazın ...'e ait olduğunun kabul edildiğini ve vasiyetin usulüne uygun olarak açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı kararı ile ‘’taşınmazın satış sözleşmesi tarihi olan 11/04/1975 de tapuya kayıtlı olmadığı, sonrasında 26/05/1997 tarihinde davaya konu vasiyetnamenin düzenlendiği, 25/04/2001 tarihinde yapılan imar uygulaması ile taşınmazın ...... adına tescil gördüğü, ......'in 09/04/1981 tarihinde hükmen malik haline geldiği, daha sonra Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/74 Esas sayılı dosyasından verilen ve 11/06/2019 tarihinde kesinleşen karar ile davalı ... adına tapuya tescil edildiği, işbu kararın davalı lehine güçlü delil teşkil ettiği, davacı tarafın davalının vasiyetnamenin tenfizini istememiş olması sebebiyle vasiyetnamenin hükümsüz kaldığı yönündeki iddiasının ise, hem murisi ... ...'ın vefat tarihi ile açılan davaların tarihleri, hem de vefat tarihi itibariyle taşınmazın muris adına kayıtlı olmaması sebebiyle yerinde olmadığı, öte yandan davacı tarafın dayandığı 21/04/2009 tarihli miras taksim sözleşmesinde taşınmazın davacıya bırakıldığı kabul edilse dahi, bahsedilen karar karşısında davacı lehine ispata yeterli olmadığı, tüm dosya kapsamına göre TMK m.6 ve HMK m.190 hükümlerine göre davanın kanıtlanamadığı’’ gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece keşif yapılmadan sadece dosya arasına alınan dosyalar ile karar verildiğini, miras taksim sözleşmesinin zaman aşımına tabi olmadığını, Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, yolsuz tescile sebebiyet verdiğini, ...’nun çelişkili beyanlarda bulunduğunu taşınmazın bir yerde ... ...’ a ait olduğunu başka bir yerde ...’e ait olduğunu iddia ettiğini, taşınmazın imar uygulaması ile ...... adına tescilinin yolsuz olduğunu mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm tesis edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, satış vaadi sözlemesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.