Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5591 E. 2024/4715 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin İptali Olmadığı Takdirde Tenkis
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5591
- Karar No
- 2024/4715
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin İptali Olmadığı Takdirde Tenkis
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1266 E., 2023/1663 K. DAVACILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 30.12.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :...(Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/468 E., 2023/188 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; murisleri ...'in 07.09.2018 tarihinde öldüğünü, ölümünden yaklaşık bir yıl önce 08.08.2017 tarihinde noterde düzenleme şeklinde ve ölümünden yaklaşık beş ay önce 01.04.2018 tarihinde el yazılı olmak üzere iki adet vasiyetname düzenlediğini, her iki vasiyetnamenin de kanuna uygun şekilde yapılmadığını, irade fesadı altında yapıldıklarını, murisin hukuki işlem ehliyetine sahip olmadığını belirterek vasiyetnamelerin ayrı ayrı hükümsüzlüklerinin tespitine ve vasiyetnamelerin ayrı ayrı iptallerine, olmadığı takdirde; davacıların saklı paylarına tecavüz edilen tasarrufların, iadesi suretiyle tenkisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile dava konusu 01.04.2018 tarihli sözlü vasiyetin geçerli şekil şartlarını taşımadığından bahisle iptaline,... 1. Noterliğinin 08.0.2017 ve 4414 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde vasiyetin iptaline yönelik davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddine, terditli olarak talep edilen... 1. Noterliğinin 08.0.2017 ve 4414 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde vasiyetin tenkisine yönelik davanın da hak düşürücü sürede açılmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmı ile gerekçe kısmının çelişkili olduğunu, 01.04.2018 tarihli el yazılı vasiyetin miras bırakan tarafından yazılmadığı ve kanunda öngörülen şekil şartlarını taşımadığı ifade edildiğini, ancak; hüküm kısmında, dava konusu edilen vasiyetin sözlü vasiyet olduğu anlamı katılarak sözlü vasiyetin iptaline şeklinde karar verildiğini, muris ...'ın dava konusu vasiyetnameleri, ehliyetinin olmadığı bir dönemde, davalının baskı, zorlama ve korkutmalarıyla gerçekleştirdiğini, yine murisin okuma-yazma bildiği halde vasiyetnamenin okuma-yazma bilmiyormuş gibi düzenlenmiş olması sebebiyle işlemin, yani vasiyetnamenin başından itibaren hükümsüz ve geçersiz olduğu iddia olunarak vasiyetnamelerin ayrı ayrı hükümsüzlüklerinin tespitine karar verilmesi talep edildiğini, ancak; ileri sürülen hükümsüzlüğün tespiti ve tenkis talepleri incelenmesi gerekirken, bu yön dikkate alınmadan İlk Derece Mahkemesince bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, eksik ve yetersiz bir gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulduğunu,... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1029 Esas sayılı doyasında yapılan 01.11.2018 tarihli duruşmasında okunan vasiyetnamenin hiçbir müvekkiline tebliğ edilmediğini, düzenleme şeklindeki vasiyetin iptaline yönelik davanın hak düşürücü süre yönünden reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, vasiyetçinin 08.08.2017 tarihli vasiyetten sonra 01.04.2018 tarihli vasiyeti düzenlediği ve iş bu vasiyetlerden sonra vasiyetlere konu aynı taşınmaz için vasiyette gösterilen kişiye 08.05.2018 tarihli düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma akdi düzenlemek suretiyle vasiyetten döndüğünün ortada olduğunu, TMK'nın 544/2 nci maddesine göre miras bırakan ...'ın vasiyete konu mal üzerinde 08.08.2017 tarihli ve 01.04.2018 tarihli vasiyetleri ile bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunduğunu ve 08.05.2018 tarihli düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakma akdi ile dava konusu vasiyetlerin ortadan kalktığını ve hükümsüz hale geldiğini, İlk Derece Mahkemesince bu hususlar değerlendirilmeden uygun olmayacak şekilde hak düşürücü süre yönünden davanın reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, bir davada hüküm verilmesinin başka bir davada incelenmekte olan ve kesin olarak karara bağlanarak bulunan bir hukuksal ilişkinin mevcut olup olmadığına bağlı ise eldeki davanın sonucunu etkileyecek ise; mahkemece o davanın sonuçlanmasını kendi bakmakta olduğunu dava için bekletici mesele yapabileceğini usule, yasaya ve Yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğundan bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanunu'nun 538, 539 ve 559 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.