Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10219 E. 2025/3506 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10219
Karar No
2025/3506
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/3102 Esas, 2024/1396 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/134 Esas, 2019/897 Karar Taraflar arasındaki bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ana gayrimenkulde bulunan bağımsız bölümlere, değerleriyle doğru orantılı arsa payı verilmediği gerekçesiyle mahkemece yeni arsa paylarının belirlenerek tapuya tesciline karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu taşınmaz üzerinde Kadıköy 3.Noterliğinin 18.12.2000 tarihli ve 25216 yevmiye numaralı akdi ile kat irtifakı akdi yapıldığını ve Kadıköy Tapu Sicil Müdürlüğünün 20.12.2000 tarihli ve 11488 yevmiye numaralı işlemi ile kat irtifakı kurulduğunu, davalıların ana taşınmazın malikleri oldukları gibi kat irtifakı kurulduğu sırada da tüm taşınmazın malikleri konumunda olduklarını, bu akdin tarafları arasında davacılardan hiçbirinin bulunmadığını Yargıtay içtihatları ışığında bakıldığında öncelikle tarafı olmadıkları bir pay belirlenmesinin değiştirilmesini isteme hususunda davacıların hukuki yararlarının bulunmadığını, davacıların fiziki olarak oturulan, iskanı olan, gerekli abonelikleri daha önceden ana taşınmaz sahiplerince yapılmış bir taşınmazdan satın alma işlemi gerçekleştirdiklerini, dolayısıyla davacıların satın alma işlemi sırasında payların ne kadar olduğunu, paylaşımın nasıl yapılmış olduğunu bildikleri, bu nedenle davacıların hukuki yararlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda kat irtifakı kurulduğu tarih itibarı ile arsa paylarının objektif unsurlar dikkate alınmadan ve belli bir hesap kriteri olmadan tespit edildiğini, eski arsa payı oranları ile bilirkişilerce belirlenen arsa payları arasında 3 katı aşan farklar bulunduğunu, bodrum ve zemin kattaki dükkan vasfındaki bağımsız bölümlere diğer bağımsız bölümlerin 6 - 18 kat daha fazla arsa payı verildiğini, kat irtifak listesinde imzalarının bulunmaması sebebiyle usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Y.L

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10219, K. 2025/3506, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10219-e-2025-3506-k-7a823bb9c509