Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5248 E. 2024/4468 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5248
- Karar No
- 2024/4468
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1975 E., 2022/2109 K. DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 20.10.2015 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/360 E., 2021/119 K. Taraflar arasındaki kat irtifakı kurulu taşınmazdaki kat maliki ya da sürekli faydalanan olmayan davalıların el atmasının önlenmesi, projeye aykırılıkların giderilmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ...Mah. 302 ada, 9 parsel sayılı taşınmazda 20/115 arsa paylı 2.kat, 5 No.lu meskende müvekkilinin kat irtifakına sahip olduğunu, ana gayrimenkulün ortak yerlerinden biri kömürlük, diğeri sığınak olan alanların, davalı müteahhit ... tarafından yönetim planına ve projeye aykırı şekilde bağımsız bölüm haline getirildiğini, davalılardan ...'in ise bu yerleri ... ve ...'na kiraya verdiğini, ortak alanları kendi kişisel yerleri gibi kullanarak kiralayan davalıların kanuna ve emsal Yargıtay kararlarına aykırı davrandıklarını, çatı katının ise kömürlük olarak kullanılıp yanıcı-parlayıcı madde depolandığını, bu durumun ayrıca hayati tehlike de oluşturduğunu ileri sürerek; mimari projeye ve yönetim planına aykırı şekilde değiştirilerek bağımsız bölüm haline getirilen ve davalı kiracıların kullanımında olan ve diğer ortak alanlara yapılan müdalenin önlenmesini ve eski hale getirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili; dava konusu edilen yerlerin kiraya verildiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili ile diğer davalılar arasında kira ilişkisi olmadığını, davanın pasif husemet yokluğundan reddini talep ettiğini, diğer müvekkili ...'in dava konusu taşınmazda bir mülkiyet ... ya da başka bir şahsi ... bulunmadığından bu davalı yönünden de pasif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, taşınmazın bina müteahhidi-davalı ... tarafından ruhsata uygun yapıldığını, ortak alanlara müdahale olmadığını, taşınmaz üzerinde ayrıca sığınak ve kömürlük bulunduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... bilirkişi raporuna göre binanın bodrum katına projede olmadığı halde iki adet mesken yapıldığı, binanın çatı arasının kömürlük olarak kullanılmak zorunda kalındığı, davacının 5 No.lu bağımsız bölüm sahibi olduğu, tanık beyanları uyarınca davalılar ... ve ...'in bağımsız bölümlerden faydalanan kişiler oldukları, kullanımlarının haksız olduğu, ancak diğer davalılar ... ve ... yönünden davanın ispatlanamadığı..." gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; İstanbul ili ... ilçesi, ...Mah. 302 Ada 9 parsel sayılı taşınmaza 24/12/2019 tarihli bilirkişi raporu uyarınca belirlenen ve mimari projede bodrum katında 6 adet kömürlük, depo alanı, hol alanı, spor salonu, toplantı odası olan alanlara davalılar ... ve ...'in müdahalesinin men'ine, keşfen saptanan alanda mevcut iki adet meskenin yıkılarak taşınmazın mimari projeye uygun eski hale getirilmesine, diğer davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili; müvekkillerinden ... Gülseverin, dava konusu taşınmazın müteahhidi olmayıp davada taraf ehliyeti bulunmadığını, taşınmazın inşası aşamasında ...'in kendi nam ve hesabına yaptığı bir işlem olmadığı gibi bir mülkiyet hakkının da bulunmadığını, bu hususun yargılama sırasında ortaya çıktığını, taşınmazın müteahhidi diğer müvekkili ...'in halihazırda dava konusu taşınmazda bir mülkiyet ... veya şahsi ... bulunmadığından, davanın ... yönünden de pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, inşa edilen binada ortak alanlara müdahalenin söz konusu olmadığını, taşınmaz üzerinde sığınak ve kömürlük bulunduğunu belirterek; hükmün kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davalılar ... ve ...'in bağımsız bölümlerden faydalanan kişiler oldukları, kullanımlarının haksız olduğu; davalılar ... ve ... yönünden ise davanın ispatlanamadığı..." gerekçesiyle; istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; istinaf dilekçesindeki aynı sebepleri ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; kat irtifakı kurulu taşınmazdaki kat maliki ya da sürekli faydalanan olmayan davalıların el atmasının önlenmesi, projeye aykırılıkların giderilmesi ve eski hale getirme istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.