Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1727 E. 2023/12765 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1727
- Karar No
- 2023/12765
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2041 E., 2021/121 K. HÜKÜM/KARAR : Red/Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/298 E., 2020/447 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, davalı borçlunun dava konusu taşınmazını 14.05.2012 tarihinde mal kaçırma amacı ile 1/2 şer hisse oranında diğer davalılar ... ve ...'ye sattığını belirterek, borçlu ile üçüncü kişiler arasındaki tasarrufun iptali karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, davalı ...'in 72, diğer davalı ...'nin ise 67 yaşında olduğunu, davalı ...'in mimar olup tüm birikimlerini menkul ve gayrimenkuller üzerinde değerlendirdiğini, diğer davalı ...'nin MS hastası olması nedeni ile sürekli tedavi gördüğünü 2011 yılında durumu ağırlaşarak özel bakım gerektirmesi nedeni ile ortak çocukları ...'e yakın olan bir ev aradıklarını,bunun üzerine dava konusu taşınmazı bulduklarını, her nekadar tapuda 150.000,00 TL görünse de toplam 750.000,00 TL bedel ödenerek evin davalı borçlu ...'den satın alındığını, satış bedelinin satış tarihinde vekil edenlerine ait hesaptan çekilerek karşılandığını, vekil edenleri ile satıcı arasında herhangi bir akrabalık, iş ortaklığı veya organik bağ bulunmadığını, satış tarihinde taşınmaz üzerinde herhangi bir takyidat da olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı... vekili cevap dilekçesinde, davanın haksız açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın devir tarihindeki bedelinin 700.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, 14.05.2012 günlü resmi satış sırasında satış bedeli olarak 150.000,00 TL gösterildiği ancak, taşınmazın gerçekte 750.000,00 TL'ye alındığı ve gerçek satış bedelinin aynı gün davalı ...in TEB Yeniköy şubesindeki hesabından çekildiğinin banka kayıtları ve satışın gerçek bir satış olduğunun tanık beyanları ile belirlendiği, davalılar ...'in halen taşınmazı bizzat kullandıkları, davalı ...'nin tekerlekli sandalye ile hareket edebildiği, MS hastası olduğu ve kızı ...'in bakımına muhtaç olması nedeniyle ona yakın olmak amacıyla taşınmazı satın aldığının anlaşıldığı, ayrıca borçlular ile davalılar arasında herhangi bir akrabalık, iş ortaklığı veya bir organik bağın da tespit edilemediği, dolayısıyla yapılan satışın gerçek bir satış olduğu ve görülmekte olan davada tasarrufun iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, resmi satış belgesindeki satış bedeli ile bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek değer arasında fahiş fark bulunduğu açık olduğu halde, satış günü bankadan 750.000,00 TL çekilmiş olmasının davanın reddi için gerekçe yapılmasının hatalı olduğunu, kaldı ki 700.000,00 TL'lik bir taşınmazın 750.000,00 TL'ye alınmış olmasının da hayatın doğal akışına aykırı bulunduğunu, beyan ederek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle iptali istenen satış işleminin gerçekte 750.000,00 TL bedel ödenerek yapılmış bulunduğunun anlaşıldığı, taşınmazın emsallerine göre nispeten yüksek bedelle de olsa tercih edilme nedeninin davalı alıcıların geçerli özel durumlarından kaynaklı olması karşısında, satışın gerçek bir satış niteliğinde olduğunun kabul edilmesinde herhangi bir yanılgı tespit edilemediği ve ayrıca davalı alıcıların borçlu satıcının içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklısını ızrar kastıyla hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu hususunun da davacı banka tarafından somut herhangi bir bilgi ve belge ile kanıtlanamamış bulunduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.m.353/1-b/1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını yenilemiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 19.12.2005 gün ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi gereğince davacı alacaklıdan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.