Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/16371 E. 2024/171 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/16371
Karar No
2024/171
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/64 E., 2021/116 K. Avukat ... DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... DAVA TARİHİ : 17.08.2018 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi / Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/176 E., 2020/335 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu taşınmazını 22.08.2018 tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı ...'e sattığını belirterek, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının alacağının ipotek ile teminat altına alındığını, borçlunun aciz halinin oluşmadığını, müvekkilinin mal kaçırma amacının olmadığını, dava konusu taşınmazın bir başka taşınmaz ile değiştirilmek sureti ile alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, aynı yönde savunma yapmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava koşullarının somut olayda gerçekleştiği, davaya konu taşınmazın davaya konu satış akit tablosunda miktarı ile keşif sonrası bilirkişiler tarafından tespit edilen miktarının aynı olduğu, taşınmazın üzerinde İşbankasının ipoteği ile şerhli olarak davalıya satıldığı, taşınmazın aslında satışta davalı ...'in oğlu adına kayıtlı 3 bağımsız bölümün trampa edilmesinin amaçlandığı, dinlenen tanık beyanları ile tapu kayıtlarından bu durumun anlaşıldığı, taşınmazın devir tarihinden itibaren davalı ...'in kullanımında olduğu, davacı tarafından İİK 280/3 maddesi uyarıca taşınmazın davacının ticari işletmesi olduğunun da ispatlanmadığından ticari işletme ile ilgili karineden de yararlanma imkanı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı borçlu ... ile davalı ...'in 2012 yılından bu yana komşu olduklarını, yerel mahkeme tarafından sözkonusu organik bağlantı gözardı edilerek davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olup yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, İİK'nın 280/3 üncü maddesi gereğince davalı borçlunun ticari işletmesinin mühim bir kısmını devralan davalı alıcının, davalı borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bildiğinin kabul olunması gerektiğini beyan ederek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın 278 inci maddesinde belirtilen nedenler yönünden tasarrufun iptali şartı gerçekleşmediği, İİK. 280. maddesi yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı ...'nin oğlu Adem tarafından aynı binadaki taşınmazını, dava konusu tasarrufun yapıldığı tarihte davalı borçluya sattığı, alacaklarına zarar verme kasdıyla hareket eden borçlunun taşınmazını satıp yeni bir taşınmaz almasının çelişkili olduğu, davacı alacaklının kredi verme tarihi ile taşınmazın devri arasında iki yıla yakın bir zaman bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'nin zarar verme kastıyla hareket etmediğinin anlaşıldığı, İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 inci maddesi hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını yenilemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16371, K. 2024/171, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-16371-e-2024-171-k-6cc4ea3232ff