Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5055 E. 2024/4413 K. – Mera Komisyonunc
Konu: Mera Komisyonunca Alınan Tahsis Kararının İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5055
- Karar No
- 2024/4413
- Karar Tarihi
- Konu
- Mera Komisyonunca Alınan Tahsis Kararının İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4112 E., 2023/1289 K. DAVA TARİHİ : 17.06.2021 KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmak suretiyle hükmün düzeltilerek davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/126 E., 2021/248 K.
Taraflar arasındaki mera komisyonunca alınan tahsis kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmak suretiyle hükmün düzeltilerek davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip
gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde; dava konusu 2108 parsel sayılı taşınmazın 22/A uygulaması sonucunda 3211 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, mera komisyonu tarafından dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak bu yerin mera olduğuna yönelik karar alındığını, bu karara karşı kararın iptal edilmesi için Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın kabul ile sonuçlanıp Yargıtay aşamasından geçmek suretiyle onanarak kesinleştiğini, mera komisyonunun bu kararı dikkate almadığını ve bu sefer de 12.03.2021 tarihli kararı ile bu taşınmazın da aralarında bulunduğu taşınmazların mera olarak değerlendirilmesine karar verildiğini, taşınmazın müvekkili adına tapuda tarla olarak kayıtlı olduğunu, mera komisyonu tarafından söz konusu çalışma yapılırken müvekkilinden iznin alınmadığını ve tüm bu nedenlerle alınan kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek eski 2108 (yeni 3211 ada 2 parsel) sayılı taşınmaz yönünden mera komisyon kararının iptal edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; mera komisyon kararının Akören Köyü tüzel kişiliğine tahsis edildiğini, davanın bu köy tüzel kişiliğine karşı açılmasının gerektiğini, öte yandan davanın Tarım ve Orman Bakanlığı'na yöneltilmesinin gerektiğini, davanın ona ihbar edilmesini, söz konusu bakanlıktan izin alınmaması sebebiyle bir eksiklik var ise bu eksikliğin tamamlanmasının gerektiğini, davanın açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını ve dava konusu taşınmazın mera vasfına alınmasının hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/126 Esas, 2021/248 Karar sayılı kararında belirtilen "...İl Tarım Müdürlüğünden gelen yazı cevabında dava konusu 12/03/2021 tarihli ve 714 sayılı mera komisyonu kararının 18/06/2021 tarihli ve 720/5 sayılı kararı ile iptal edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, dosyada artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine ve davacı ... davalı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili yönünden; 1.Müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı ve hukuka aykırı bir şekilde vekalet ücretine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığını,
2.Davanın açılmasına davacının kendi kusurlu eyleminin sebep olduğunu belirterek bu yönden hükmün kaldırılıp düzeltilmesini talep etmiştir.
2.(Katılma yoluyla) davacı vekili yönünden; 1.Mahkemece verilen kararda müvekkili lehine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesinin gerektiğini,
2.İl Mera Komisyon kararının dava açıldıktan sonra iptal edilmiş olduğunu,
3.Açılan davanın davalının eylemlerinden kaynaklandığını belirterek kararın kaldırılıp bu yönden düzeltilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 17.05.2023 tarihli ve 2022/4112 Esas, 2023/1289 Karar sayılı kararıyla "...dava konusu tahsis kararının öncesinde Maliye Bakanlığı'ndan izin alınmadığı anlaşılmakla davacının davanın başında haklı olduğu, bu nedenle davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken değerlendirilmemiş olmasının dosya kapsamına uygun görülmediği, öte yandan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesine göre eldeki dava, tahsis kararın iptaline ilişkin olup konusu parayla ölçülebilen davalardan olmadığından davacı yararına maktu vekalet ücreti takdirine ilişkin hükmün düzeltilmesinin gerektiği..." gerekçesiyle "davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/10/2021 tarihli ve 2021/126 Esas, 2021/248 Karar sayılı kararının yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yapılan 217,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Mahkemece müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı ve hukuka aykırı bir şekilde vekalet ücretine yer olmadığına karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,
2.Buna yönelik olan istinaf taleplerinin reddedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,
3.Davacı taraf lehine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu,
4.Müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini,
5.Tüm bu nedenlerle; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mera komisyonunca alınan tahsis kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.