Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5032 E. 2023/5909 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5032
- Karar No
- 2023/5909
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/89 E., 2023/142 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen ecrimisil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava konusu 299 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının hak sahibi olmadığı halde 01.11.1997 tarihinden beri taşınmazda tasarrufta bulunduğunu ileri sürerek, dava tarihinden geriye doğru son 5 yıl için belirlenecek ecrimisilin, haksız işgal tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, kullanımın kira ilişkisine dayandığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.07.2016 tarihli ve 2014/333 Esas, 2016/442 sayılı Kararıyla, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının dava tarihinden geriye doğru talep edebileceği 2007-2011 yıllarına ait 5 yıllık ecrimisil miktarının 220.790,49 TL olduğu ve 7.993,78 TL işlemiş reeskont faizi talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulü ile; 220.790,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte ve 7.993,78 TL işlemiş faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 30.11.2022 tarihli ve 2021/4198 Esas, 2022/7349 sayılı Kararıyla; taşınmazın fuzuli işgali, haksız eylem niteliğinde olduğundan belirlenen ecrimisil bedeline ticari faiz yerine yasal faiz uygulanması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle hesap yapılması, yine tespit edilen faiz miktarının hesaplama yönteminin de denetime elverişli olmaması nedeniyle yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle hüküm kurmaya elverişli, ayrıntılı, denetlenebilir rapor alınması, tespit edilecek ecrimisile yasal faiz uygulanarak hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına, davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacıya ait dava konusu taşınmazı haksız olarak kullandığı, böylece davacının ecrimisil talep etme hakkının bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının dava tarihinden geriye doğru talep edebileceği 2007-2011 yıllarına ait 5 yıllık ecrimisil miktarının 220.790,49 TL olduğu, bu bedele her bir dönem sonundan itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kabulüne, 41.818,25 TL ecrimisilin 31.12.2007 tarihinden itibaren, 19.720,02 TL ecrimisilin 31.12.2008 tarihinden itibaren, 48.010,03 TL ecrimisilin 31.12.2009 tarihinden itibaren, 50.510,90 TL ecrimisilin 31.12.2010 tarihinden itibaren, 60.731,28 TL ecrimisilin 09.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyizinde, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, Tarım İl Müdürlüğü'nün verilerinin getirtilmediğini, ecrimisilin bozma ilamında belirtilen şekilde belirlenmediğini, davacı taraf talebini 05.11.2013 tarihinde ıslah ettiğinden bu tarihten öncesi için faize hükmedilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza ilişkin mülkiyet hakkına dayalı ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.