Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5010 E. 2024/3745 K. – Vasiyetnamenin

Konu: Vasiyetnamenin İptali İle Terditli Olarak Tenkis

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5010
Karar No
2024/3745
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnamenin İptali İle Terditli Olarak Tenkis

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/677 E., 2023/1076 K. DAVA TARİHİ : 09.09.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/661 E., 2022/166 K. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ile terditli olarak tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın vefatından önce Almanya’da düzenlemiş olduğu 2004 tarihli ve 62 No.lu vasiyetname ile üç çocuğundan biri olan ...’ı tek mirasçı olarak onun vefatı halinde ise onun alt soyunu mirasçı olarak atadığını, İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.09.2017 tarihli kararı ile vasiyetnamenin açılıp okunduğunu, vasiyetnamenin ehliyetsizlik sebebi ile iptal edilmesinin gerektiğini, vasiyetnamenin şartlara uygun olmadığını, öte yandan saklı payının da ihlal edildiğini ileri sürerek öncelikle vasiyetnamenin iptalini aksi halde saklı payının tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin iptali ve tenkis talepleri için gerekli olan 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, davacının önceden 12.10.2017 tarihinde açtığı dava ile vasiyetnamenin içeriğini öğrenmiş olduğundan 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının muris hakkındaki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kendisinin tek mirasçı olarak atanmasının diğerlerinin mirastan çıkarıldığı anlamına geleceğini ve diğer mirasçıların murise bakmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli ve 2020/661 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararında belirtilen "...vasiyetnamenin iptali veya tenkisi davalarının öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, davacı tarafın İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/143 Esas sayılı dosyasında kendisine yapılan 28/04/2015 tarihli tebligat ile vasiyetnameyi, iptal sebeplerini ve saklı payının zedelendiğini öğrendiğini, buna göre eldeki davanın açıldığı tarih itibari ile hak düşürücü süre aşımının gerçekleştiğini, öte yandan davacı tarafından aynı yer 2017/442 Esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin iptali veya tenkis için dava açıldığı, ancak bu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi ile davanın açılmasına bağlanan tüm sonuçların ortadan kalktığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Kararın yasaya aykırı olduğunu, 2. Dava konusu vasiyetnamenin müvekkiline hiçbir zaman tebliğ edilmediğini, 3. Bu nedenle vasiyetnamede yer alan mirasçılar ile onların lehine yapılan kazandırmaları öğrenemediğini, 4. Vasiyetnamenin açılmasına ilişkin çekişmesiz yargı işinin hala devam etmekte olduğunu, 5. Tüm bu nedenlerle eldeki davanın süresi içinde açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 27.04.2023 tarihli ve 2023/677 Esas, 2023/1076 Karar sayılı kararında belirtilen "...davacı ... tarafından eldeki dosya davalıları aleyhine mahkemenin 2017/442 Esas ve 2019/494 Karar sayılı dosyası ile vasiyetnamenin iptali davası açtığı, takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, TMK'nın 559. maddesinde; vasiyetnamenin iptali davası açma hakkı, davacının ölüme bağlı tasarrufu, iptal sebebini, kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve herhalde vasiyetname açılma tarihinin üzerinden iyi niyetli davalılara karşı on yıl, iyi niyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşeceği yönündeki hükmünün düzenlendiği, bu sürenin hak düşürücü süre olduğu, yine TMK'nın 571/1.maddesinde de tenkis davası açma hakkının mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak 1 yıl ve herhalde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle düşeceği yönündeki hükmünün mevcut olduğu, burada da tenkis talebine ilişkin davalarda düzenlenen sürelerin hak düşürücü nitelikte olduğunun belirtildiği, somut olayda vasiyetnamenin açılması dosyasında davacının vekille temsil edilip vasiyetnameye itirazlarını içeren dilekçe sunulup akabinde vasiyetnamenin iptali davasının açılıp takipsizlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacının dava konusu vasiyetnamenin varlığından ve içeriğinden en erken vasiyetnamenin açılması dosyasına sunulan 26/11/2015 tarihli cevap dilekçesi ile haberdar olduğu, sonuç itibariyle bu tarihten davanın açıldığı 09/09/2020 tarihine kadar bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Vasiyetnamenin müvekkiline hiçbir zaman tebliğ edilmediğini, 2. Bu nedenle vasiyetnamenin içeriğinden haberinin olmadığını, 3. Vasiyetnamenin açılmasına ilişkin çekişmesiz yargı işinin hala devam etmekte olduğunu, 4. Tüm bu nedenlerle eldeki davanın süresi içinde açıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ile terditli olarak tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 559 uncu maddesinin 1 inci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5010, K. 2024/3745, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5010-e-2024-3745-k-09f9c69cb0f4