Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4009 E. 2023/4516 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4009
Karar No
2023/4516
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3042 E., 2022/2615 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/206 E., 2022/211 K. Taraflar arasındaki (1) gün çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde, ...'e ait işyerinde 01.12.1989 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak günün asgari ücretiyle bir gün çalıştığının tespitine ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.12.1989 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının davacının anılan işyerinde çalıştığı anlamına gelmeyeceğini, davacının bir günlük çalışmasının fiili çalışma olgusuna dayandığını ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.12.1989 tarihli işe giriş bildirgesi ile ... sicil numaralı ... unvanlı işyerinde 1 gün süre ile çalıştığının ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.12.1989 tarihi olduğunun tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, söz konusu karar tesis edilirken Yargıtay'ın kararlılık kazanan son uygulamaları ışığında gerekli kanıtlar toplanılmaksızın ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, davacının bir günlük çalışmasının fiili olduğunun net olarak ispatlanamadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacının işveren tarafından işe giriş bildirgesinin verildiği, davacının çalıştığını bildirdiği işyerinin çekişmeli dönemde kanun kapsamında olduğu, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olduğuna dair teknik bilirkişi raporunun bulunduğu, dinlenen tanıkların davacının inşaat işinde bir ay kadar çalıştığını doğruladıkları, tanık ...'in hizmet döküm cetvelinde görüldüğü üzere çekişmeli dönemde kendisinin çalıştığına dair beyanının denetlenebilir olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik olmadığı..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.12.1989 tarihinde (1) gün süreyle çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 inci, 6 'ıncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına dava dışı ... unvanlı 724 sicil no.lu iş yerinden 01.12.1989 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği,iş yeri tescil bilgilerinde 01.12.1989-28.02.1992 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinin inşaat konulu olduğu, iş yerinden hiç bordro verilmediğinin bildirildiği, dosya kapsamında iki davcacı tanığı dinlendiği, öte yandan komşu iş yeri araştırması yapılmadığı yine inşaat iş yerinin varlığı hususunun da araştırılmadan eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 2.Bu nedenle Mahkemece, inşaat işyeri ile ilgili Belediyeden ruhsat kaydı, tadilat kayıtları, iskan raporu, abonelik vb. bilgi ve belgeler istenmek suretiyle inşaat işyerinin varlığı belirlenmeli,davacının hangi tarihler arasında nerede, kimlerle birlikte çalıştığı,inşaat işi ise ustalarının kim olduğu, işe giriş bildirgesinin verildiği inşaat işyerinde kaç kişi çalıştıkları yönünde beyanına başvurularak beyanı alınmak suretiyle birlikte çalıştığını belirttiği kişilerin çalışma kayıtları da Kurumdan getirtilmek suretiyle bilgi ve görgülerine başvurulmalı, öte yandan işyeri adresine talep konusu dönemdeki komşu iş yerlerinin emniyet, vergi dairesi, belediye ve SGK’dan araştırılarak, komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek onların da bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4009, K. 2023/4516, T. 26.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-4009-e-2023-4516-k-92fd0be866d6