Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4842 E. 2024/3767 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4842
- Karar No
- 2024/3767
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2185 E., 2023/2124 K. DAVA TARİHİ : 22.07.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Zile 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/18 E., 2023/379 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Tokat ili, Zile ilçesi, Güvenevler Mahallesi, 566 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/8 arsa paylı, zemin kat, 3 No.lu bağımsız bölümünü 11.04.2019 tarihinde satın aldığını, ancak taşınmazda oturan davalının defalarca ihtar edilmesine rağmen dava konusu taşınmazı boşaltmadığını, bu nedenle davalının dava konusu taşınmaza yönelik müdahalesinin men'ine ve 11.04.2019 tarihinden bu tarafa dava konusu taşınmazı kullanması nedeniyle 2019 yılı için 1.000,00 TL ve 2020 yılı için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL ecrimisil bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın evvelce davalının eşi ... adına kayıtlı iken 18.10.2011 tarihinde Cuma Alp'e, bu kişiden de 25.06.2015 tarihinde ...'e devredildiğini, anılan tarihlerden itibaren davalı ve ailesinin dava konusu taşınmazda nizasız olarak ikamet etmeye devam ettiğini ve önceki malik ... ile bir kira kontratı imzaladıklarını, kiracı olarak kalmaya devam etmekteyken malik ...'in borcundan dolayı taşınmazın Zile İcra Müdürlüğünün 2016/1749 Esas sayılı dosyası üzerinden 11.04.2019 tarihinde davacıya ihale edildiğini, davacı tarafın 12.07.2019 tarihli tahliye taahhütnamesi ile davalıya 01.04.2020 tarihine kadar taşınmazda oturması için mühlet verdiğini, mühlet sonunda TBK 352 gereğince herhangi bir işlem yapılmamasının örtülü olarak davalının kiracılık sıfatını devam ettirme amacı taşıdığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının taşınmazı kullanımı ve yararlanması karşılığında herhangi bir bedel ödemediği, inançlı temlik ile taşınmazın önceki maliklere devredildiği, davalı vekili tarafından yazılı kira sözleşmesi sunulamadığı gibi tanık Hacı Ali tarafından davalı ile aralarında kira ilişkisinin bulunmadığının beyan edildiği, aidat ve kira ödemelerine ilişkin davalı tarafça herhangi bir belge sunulmadığı, aksine kiracının ödemekle yükümlü olacağı aidatları davacının ödediği, davalıya yemin teklif hakkı hatırlatılmasına rağmen yemin etmediği, dosya kapsamında yer alan ... Noterliğinin 12.07.2019 tarihli ve 0940 yevmiye numaralı taahhütname ile davalının 01.04.2020 tarihinde taşınmazı tahliye etmeyi taahhüt ettiği anlaşılmakla, 01.04.2020 tarihinden dava tarihine kadar ecrimisil bedeli hesaplanarak davalının taşınmaza vaki müdahalesinin men'i ile tahliyesine, 3.799,78 TL ecrimisilin, dava tarihinden (02.07.2020) işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kira ilişkisinin yazılı olması şartının bulunmadığını, davacı tanıklarının dahi müvekkilinin konutta davacının rızası ile kiracı olarak kaldığının ispat edildiğini, aile konutu olduğuna şüphe bulunmayan konut üzerinde davalının tek başına taahhüt vermesine dair işlemin hükümsüz olacağını, bu nedenle davalı tarafın kiracı sıfatının devam edeceğini, davacının tahliye taahhüdünü icraya verme süresini kaçırdığını, kanuna karşı hile olarak işbu davayı açtığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.