Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4784 E. 2024/3967 K. – İnançlı İşleme

Konu: İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4784
Karar No
2024/3967
Karar Tarihi
Konu
İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1238 E., 2023/1325 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/188 E., 2020/324 K. Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sahibi olduğu dava konusu İstanbul ili, ... Mahallesi, ... Mevki, 7462 ada 11 parselde kayıtlı taşınmazı 06.03.2006 tarihinde babasına tapuda devrettiğini, bu devrin sebebinin babasının ailenin büyüğü olması ve saygıdan kaynaklandığını, dava konusu taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, taşınmazın tek maliki olan müvekkilinin babasına bağış yolu ile devrettiğini, tüm emlak ve çöp vergilerini müvekkilinin ödediğini belirterek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 295 inci maddesinde zikredilen hususlara ilişkin herhangi bir iddiada bulunmadığı, bunu tevsik edici herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı, tanık beyanlarında da TBK'nun 295 inci maddesi kapsamında davalının herhangi bir ediminin olduğuna dair beyanda bulunulmadığı, bu nedenle bağıştan dönme koşulunun oluşmadığı, ayrıca davaya konu taşınmazın dava dışı Belediyeden davalı tarafından satın alındığı ve davalı yanın buna dair ödeme belgelerini de dosya kapsamına sunduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Davacı vekili istinaf dilekçesinde; gerekçeli kararda, hükmün dayanağına ve kararın gerekçesine yer verilmediğini, yerel mahkemece dosya kapsamına taraflarca sunulmuş deliller ve toplanmasını istediği tüm deliller alınmadan ve değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunu, UYAP üzerinden gönderilen dava konusu taşınmaz ile alakalı vergi ödeme makbuzları, sözleşme ve ilgili belediyeye sunulan yazı ve sair evrakların verilen kararda incelemeye tabi tutulup tutulmadıklarını anlayamadıklarını, davalıya taşınmazın bedelinin müvekkili tarafından verildiğini, Mahkemenin bağışlama sözleşmesi ve muvazaaya dayalı tespitlerinin tamamen hatalı olduğunu, buradaki hukuki anlaşmazlığın inanç sözleşmesinden kaynaklandığını, dosya hakkında bilgi ve belge toplanması aşamasında ilgili belediyeden ve tapu müdürlüğünden gerekli bilgi ve belgelerin dosyaya celp edilmediğini, mahkeme tarafından tanık beyanlarına itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, taşınmazın emlak vergilerinin yıllardır müvekkili tarafından ödendiğini, çelişki içeren raporların dayanak alınarak karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dışı ... Belediyesi adına tapuda kayıtlı taşınmazın belediye encümen kararı ile davalıya satışının onaylandığı ve taşınmazın 06.03.2006 tarihinde satış edinme sebebine istinaden davalı adına tapuya tescil edildiği, satış bedelinin davalı tarafından banka aracılığıyla ödendiğinin banka dekontları ile sabit olduğu, davacının taşınmazın bedelini ödediğini ve taşınmazın kendisine ait olduğuna dair iddiasını ve taraflar arasındaki inanç sözleşmesini yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğinde bir belge ile kanıtlayamadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde deliller kısmında ve delil dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığından davalıya yemin teklif hakkının bulunmadığı görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4784, K. 2024/3967, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4784-e-2024-3967-k-de4c0d262fca