Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4412 E. 2024/3725 K. – Mirasın Reddi
Konu: Mirasın Reddi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4412
- Karar No
- 2024/3725
- Karar Tarihi
- Konu
- Mirasın Reddi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/683 E., 2023/1380 K. DAVA TARİHİ : 01.03.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/316 E., 2022/398 K. Taraflar arasındaki mirasın reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve bir kısım dahili davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin murisi olan babası ...'nın 24.04.2018 tarihinde öldüğünü, murisin sağlığında ekonomik çöküntü nedeniyle karşılanmayacak şekilde borca girdiğini, vefat ettiği tarihte menkul ve gayrimenkul mal varlığının bulunmadığını, hakkında bir çok icra takibi başlatıldığını, bu takiplerden birisinin davalı ...Ş.'nin alacaklı olduğu 2017/10508 Esas sayılı dosyası olduğunu, icra dosyasından borcun ödenmesi için müvekkiline muhtıra gönderildiğini ileri sürerek müvekkilinin murisi ...'nın terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin ölümünden sonra icra dosyalarında haricen tahsilatın bulunmadığı, takipteki dosyaların bir kısmının murisin ölümünden önce kapatıldığı, bir kısmının da takipsiz bırakıldığı, davacının bu dosyalarla ilgili herhangi bir ödemesinin bulunmadığı ve mirası kabul iradesi göstermediği, murisin davalılara borçlu olduğu, terekesinde borcu karşılayacak herhangi bir aktif mal varlığının bulunmadığı, bu haliyle terekenin borca batık olduğu, böylece mirasın hükmen reddi şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve bir kısım dahili davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı Alaaddin Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Meram Vergi Dairesi Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırma neticesinde verildiğini kabulünün mümkün olmadığını, mirasın hükmen reddi davasında Mahkemece terekenin borca batık olduğunun tespitinin yapılması ve hükmün gerekçelendirilerek aktif mal varlığının pasifinden az olduğu noktasında şüpheden uzak araştırma ile hüküm kurulması gerektiğini, terekenin aktifinin şüpheye mahal olmaksızın tespit edilmez ise mirasın hükmen reddi kararının verilemeyeceğini, müteveffanın sağlığında intikali yapılmamış miras payı ve taşınır taşınmaz mal varlığı var ise bu değerlerinde terekeye dahil olacağından ilgili kurumlara yazılacak müzekkerelerde müteveffaya miras kalan mal varlığı olup olmadığı hususun da sorulmasının çok önemli olduğunu, murisin üçüncü kişilerden alacağı olup olmadığının araştırılması gerektiğini ancak Mahkemece bu araştırmaların yapılmadığını, TMK'nın 618 inci maddesi gereğince ölümden önceki 5 yıl içerisinde mirası reddeden mirasçıların muristen iktisap ettikleri mal varlığı olup olmadığının araştırılması gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mirası reddeden mirasçıların murisin alacaklarına karşı miras bırakanın ölümünden önceki 5 yıl içinden ondan almış oldukları ve mirasın paylaşmasında geri vermekle yükümlü oldukları değer ölçüsünde sorumlu olacaklarını, davacının ve diğer mirasçıların murisin ölümünden önceki 5 yıl içinde mirastan almış olduğu gayrimenkul, menkul ve nakit para aktarımı olup olmadığının ve miras bırakanın mirasını kabul anlamına gelen davranışının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğinden bahisle kararın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın reddini savunmuştur. 3. Gelecek Varlık Yönetim A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı ileri sürülen itirazların hükme esas alınmadığını, gerekçeli kararda bu itirazlara değinilmediğini, kararın soyut gerekçeler barındırdığını, kaldırma kararı ile mirasçıların mirası zımnen kabule yönelik davranışlar sergileyip sergilemediği hususunda araştırılması istenildiğini, ancak bu hususta araştırma yapılmadığını, gerekçeli kararda nelerin araştırıldığı açıkça izah edilmeden mirasçıların kabul iradesi sergilemediğinin ifade edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile mirasın hükmen reddine karar verilmesi halinde murisin denkleştirmeye tabi olan kazandırmalarının araştırılması gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 4. Selçuklu Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; murisin kendi adına taşınmaz olduğunu, ayrıca annesi ve babası adına kayıtlı taşınmazlarda hissedar olduğunu, bu nedenle murisin terekesinin borca batık olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, müteveffanın annesi ve babasının müvekkili kuruma vergi borcu olduğunu, davanın kabul edilesi ile müvekkili kurumu zora sokacak ve kamu zararı meydana getireceğini, davacının dayanağı olan terekenin borca batık olma durumu ve müteveffanın üzerinde gayrimenkul bulunmadığı durumunun gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının murisi ... 24.04.2018 tarihinde vefat etmiş olup murisin terekesinin tespiti için Mahkemece yapılan araştırma itibariyle murisin terekesinin pasifinin aktifinden açıkça fazla olduğu, bu nedenle terekesinin borca batık olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince TMK'nın 605/2 nci maddesindeki şartların gerçekleştiği benimsenerek mirasın hükmen reddine karar verilmiş olması yerinde olduğundan davalıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılardan SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Dahili davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını, istinaf başvurusundaki iddia ve savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, terekenin borca batık olduğu ve TMK'nın 605/2 nci maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu'nun 610 uncu maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 606 ncı maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Dava alacaklılara husumet yöneltilerek görülür. Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2 nci fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması da zorunludur. TMK'nın 610/2 nci maddesinde; "Ret süresi sona ermeden tereke işlemlerine karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden mirasçı, mirası reddedemez" hükmü yer almaktadır. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Dahili davalı SGK vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer oladığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.