Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4280 E. 2024/3707 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4280
Karar No
2024/3707
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/981 E., 2023/640 K. DAVA TARİHİ : 10.05.2017 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nurdağı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/147 E., 2020/40 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi karan davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin paydaşı olduğu dava konusu 88, 90, 100, 137 ve 139 parsel sayılı taşınmazlarda davalılara satılan hisselerin ön alım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve davalı ...'ya yapılan satışlar yönünden bedelde muvazaa iddiasında bulunmuştur. 2. Davacılar keşifte; davalı ... yönünden davadan feragat etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; satıcı ile müvekkili arasında akrabalık ilişkisi bulunduğunu ve satıcının müvekkilinin damadı ...'ten devraldığı hisseleri iade etmek amacıyla dava konusu hisseleri bedelsiz olarak müvekkiline devrettiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Gülçün vekili cevap dilekçesinde; satıcının müvekkilinin eşi olduğunu, müvekkiline yapılan devrin gerçek bir satış niteliğinde olmadığını, bu nedenle ön alım hakkının kullanılamayacağını ve taşınmazların fiilen taksim edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. istinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağını, resmi senede karşı muvazaa iddiasının aynı kuvvet ve derecede delil ile ispatlanması gerektiğini, mahkemece tanık beyanlarının hükme esas alınarak hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, somut olayda 27.03.1957 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığını, satıcı ile davalı ... arasında akrabalık ilişkisi olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle karann bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkidir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 732, 733 ve 734 üncü maddeleri, 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 27.03.1957 tarih, 1956/12 Esas 1957/2 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler karann bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi karannın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4280, K. 2024/3707, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4280-e-2024-3707-k-6a82dec10fdd