Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1753 E. 2024/4540 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1753
Karar No
2024/4540
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/624 E., 2023/564 K. DAVA TARİHİ : 30.04.2018 KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 78 ada 64 parsel sayılı taşınmazda 31.10.2016 tarihli satış işlemiyle davalıya satılan 2/3 hissenin ön alım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının satıştan haberdar olduğunu, taşınmaza yönelik açılmış ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, ön alım bedelinin vadeli hesaba depo edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2020 tarihli ve 2019/373 Esas, 2020/12 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli ve 2020/887 Esas, 2020/775 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 20.09.2022 tarihli ve 2021/1415 Esas, 2022/5313 Karar sayılı kararıyla; ön alım bedelinin ön inceleme tarihinden bilirkişi incelemesi yapılan tarihe kadar nemalandırılması halinde ulaşacağı değerin belirlenmesi, bu miktardan depo edilen ve bankada mevcut bulunan miktarın çıkarılması aradaki farkın depo edilen ön alım bedeline ilave edilmesi suretiyle ve infaza elverişli şeklide hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu doğrultusunda ön alım bedelinin 2.590,897,02 TL olarak belirlendiği, bu bedel ile bozmadan önce depo edilen bedelin nemalandırılan miktarı arasındaki farkın 1.982,612,77 TL olduğu, davacı tarafından bu bedelin depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 752 ada 13 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 2/3 paya ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, Vakıfbank Çaycuma Şubesinde açılan vadesiz hesabın vadeli hesaba çevrilmesine, depo edilen fark bedel olan 1.982.612,77 TL ön alım bedelinin kararın kesinleşmesine müteakip faiziyle birlikte davalıya ödenmesine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde (duruşma istemli); hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun olmadığını, bilirkişi raporunda yapılan hesaplama ile müvekkilinin fakirleşmesinin engel olunamadığını, bu husustaki talep ve itirazlarının dikkate alınmadığını, nemalandırmanın başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, müvekkilinin bankadan aldığı faizin enflasyon oranının altında kaldığını, davacı verilen kesin süre içerisinde ön alım bedelini depo etmediğinden paranın değer kaybettiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın aldığı tarihten dava tarihine kadar bilirkişi raporu ile hesaplanmayan dönem için tüm para değerlendirme araçları dikkate alınarak rapor aldırılması gerektiğini beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; bozma ilamında belirtilen ilkelere aykırı olarak farklı bir nemalandırma yönteminin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, Vakıflar Bankası tarafından uygulanan faiz oranları yerine Merkez Bankası faiz oranlarının esas alınmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, nemalandırmanın da hatalı yapıldığını, ayrıca daha önce depo edilen ön alım bedelinin sadece mevduat faizi ile nemalandırılmış halinin mahsup edilmesi suretiyle tesis edilen kararın hatalı olduğunu, ön alım bedeline ilişkin depo kararı tesisindeki gecikmeden ve paranın vadeli hesaba alınmasındaki gecikmeden kaynaklı değer kaybından müvekkiline herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. İlgili Hukuk 1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732, 733 ve 734 üncü maddeleri, 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesi. 2. Değerlendirme Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamında ön alım bedelinin ön inceleme tarihi olan 15.10.2018 tarihinden bilirkişi incelemesi yapılan tarihe kadar nemalandırılması halinde ulaşacağı değer belirlenerek bu miktardan depo edilen ve bankada mevcut bulunan miktar çıkarılarak aradaki farkın da depo edilen ön alım bedeline ilavesi suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde, ön alım bedeli olan 510.000 TL'nin altın, döviz, mevduat faizi, belediye rayiç değeri ve yapım bedeli kıstaslarına göre bilirkişi raporunun düzenlendiği 21.07.2023 tarihindeki güncel değeri belirlenerek, bu bedelden ön alım bedeli ile bu bedelin 26.05.2023 tarihine kadar nemalandırılmış tutarı çıkarılmak suretiyle belirlenen miktar depo ettirilerek sonuca gidildiği, bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Diğer taraftan; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davalarında dava değerinin resmi senette belirtilen satış bedeli ile masraflar toplamı olduğundan, bu miktar gözetilerek karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken 1.982,612 TL üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi de isabetsizdir. Mahkemece, değinilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1753, K. 2024/4540, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-1753-e-2024-4540-k-e7db1ba351f7