Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5683 E. 2023/5906 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5683
Karar No
2023/5906
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1954 E., 2022/1582 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/268 E., 2019/500 K. Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak bedele ilişkin alacak istemli asıl dava ve el atmanın önlenmesi istemli karşı davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın bedele ilişkin talebin kabulüne, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı–karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı–karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 20.06.2006 tarihinde dava konusu dairenin devri konusunda 45.000,00 TL bedelle harici satış sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin aynı tarihte 20.000,00 TL karşılığı olmak üzere 15.550,00 TL + 1800 USD + 300 Euro + 1500 TL bedelli çeki davalıya teslim ettiğini, bu tarihten sonra müvekkilinin daireye yerleştiğini ve yaklaşık 10 yıldır kullandığını, sonrasında ise kalan borcu hizmet olarak ödediğini belirterek, dairenin müvekkili adına tescilini, terditli olarak ödenen bedelin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında dava konusu 1 numaralı dairenin 45.000,00 TL bedelle satışı konusunda bir anlaşma olmadığını, bedel ödenmediğini, dava konusu daireyi müvekkilinin 27.05.2016 tarihinde devraldığını, davacının satış iddiasına konu olan tarihte müvekkilinin malik olmadığını belirterek asıl davanın reddini savunmuş, karşı dava olarak dava konusu 1 No.lu bağımsız bölüme el atmanın önlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2019 tarihli ve 2016/268 Esas, 2019/500 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına ve teknik bilirkişi raporuna göre yapılan işler bedelinin 63.393,00 TL olduğu, ayrıca hesap bilirkişisi raporuna göre 20.000,00 TL'nin dava tarihi itibariyle 54.649,96 TL olduğu, davacı-karşı davalının yapılan işleri keşif, teknik bilirkişi raporu ve tanık beyanları ile ispatlamış olduğu, böylece toplam 118.042,96 TL'yi davalı-karşı davacıdan talep edebileceği, davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacının mülkiyetindeki taşınmaza el atması hususu sabit olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden 118.042,96 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, tapu iptali ve tescil talebinin reddine, karşı dava yönünden de karşı davanın kabulü ile dava konusu taşınmaza davacı-karşı davalı tarafça el atmanın önlenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı–karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı–karşı davacı vekili istinaf başvurusunda, davacının iddialarının asılsız olduğunu, ödemelerin ve yapıldığı iddia edilen işin ispat olunmadığını, ayrıca davacının tescil istemiş olmasına göre dairenin değeri olan 200.000,00 TL üzerinden harç tamamlaması gerektiğini, kabul ret oranına göre yargılama giderlerinin hesaplanması ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın terditli olarak açılmış olup iki ayrı dava değil, tek dava bulunduğu, o halde davacının kademeli talebi kabul edildiğinden sadece kabule ilişkin avukatlık ücreti verilmesinin doğru olduğu, kademeli taleplerin ilkinin reddedilmesi halinde ayrıca davalı yararına avukatlık ücreti takdirine yasal olanak bulunmadığı gibi asıl davada hüküm altına alınan ret kabul oranına göre asıl davada kaybedilen kısım olduğu iddiasıyla davalı-karşı davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin de mümkün olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı belirtilerek, davalı–karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı–karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı–karşı davacı vekili temyizinde; istinaf başvurusunda ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak bedele ilişkin alacak, karşı davada el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5683, K. 2023/5906, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5683-e-2023-5906-k-a0692cd44d7d