Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5326 E. 2023/6182 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5326
Karar No
2023/6182
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1811 E., 2022/942 K. KARAR : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/517 E., 2021/88 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı tarafın, dava konusu 5 No.lu taşınmazı 15.12.2008 tarihli satış işlemiyle müvekkiline sattığını, satış işleminin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmiş olmasına ve taraflar arasında sözlü veya yazılı herhangi bir kira ilişkisi bulunmamasına rağmen taşınmazı fiilen kullanmaya devam ettiğini, iyi niyetini fırsat bilerek oyaladığını, Kartal ... Noterliği'nin 05.10.2018 tarihli ve 38708 yevmiye No.lu ihtarnamesiyle davalıya; taşınmazı ihtarnamenin kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde boşaltması ve ayrıca toplam 87.828,00 TL ecrimisil bedelinin geçmiş döneme ait yasal faizi ile birlikte 7 gün içinde ödenmesi için süre verildiğini belirterek davalının müdahalesinin men’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye dönük hesaplanacak 5 yıllık ecrimisil bedeli için şimdilik 10.000,00 TL’nin, en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesindeki beyanlarını tekrarla, verilen kararın eksik incelemeye dayandığını ve adil olmadığını, bekletici mesele yapılmasını istedikleri dosyaların beklenilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlıyken, 15.12.2008 tarihinde davacı ...’ya satış işlemi ile temlik edilmiş olduğu, dava konusunun davacının payına isabet eden bu binadaki 5 No.lu daire olduğu, dairenin halen davalının kullanımında olduğu ve taraflar arasında bu kullanımı haklı kılacak akdi ya da hukuki bir ilişkinin bulunmadığı, eldeki davada kal isteminin bulunmadığı, tapu kayıtlarının iptaline kadar geçerli olması nedeniyle davacının TMK’nin 683 üncü maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesi talebinin kabulünün doğru olduğu, ancak; dava konusu taşınmaz davacı tarafça davalıdan 2008 yılında satın alınmış olmasına rağmen tahliye ve ecrimisil istemine ilişkin ihtarnamenin 05.10.2018 tarihli olduğu, bu tarihten önce davacının davalıdan ecrimisil istediğine ilişkin bir delilin sunulmadığı, bu durumda ihtarname öncesinde davalının taşınmazı kullanmasına davacının rıza gösterdiğinin kabulünün gerektiği, bu nedenle davalının ihtarname öncesi haksız şagil konumunda olmadığı gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; savcılık dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, yine davalının açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasından feragat etmiş olduğunu, tanık beyanlarının da kendilerini doğrular nitelikte olduğunu, ecrimisil taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet ... gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet ... herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5326, K. 2023/6182, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5326-e-2023-6182-k-4968eac72700