Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/6760 E. 2013/14828 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/6760
- Karar No
- 2013/14828
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin özelleştirme nedeni ile feshedildiğini, 4046 sayılı Kanun'un 21.maddesine göre kendisine iş kaybı tazminatı ödendiğini, davalının 08/05/2008 tarihli yazı ile davacıdan ödediği iş kaybı tazminatının fazla ödendiğini belirterek geri istediğini, ödenmeyince icra takibi yaptığını, davacının davalıya 25/06/2011 tarihinde 2.550,00 TL ödeme yaptığını, davalının Yargıtay içtihadını yanlış yorumladığını, aslında bu parayı davacı işçinin davalıya ödememesi gerektiğini iddia ederek ödenen 2.550,00 TL'nın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili Yargıtay kararı doğrultusunda güncelleme yapılarak fazla ödenen miktarın iadesinin istendiğini, kaldı ki zaman aşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece aynı konuda verilen Samsun 1.İş Mahkemesi'nin 09/05/2012 tarih ve 2012/468 sayılı red kararının 22.Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşmesi nedeni ile Yargıtay görüşü doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Davacının fazla ödendiği iddiası ile davalı kurumun yaptığı icra takibi çerçevesinde ödediği 2.550,00 TL iş kaybı tazminatını geri isteyip isteyemeyeceği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır. Anayasa'nın 141'nci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Somut olayda mahkemece tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliler özetlenmiş ise de, toplanan deliller tartışılmamış, davanın neden reddedildiğinin gerekçesi yazılmamıştır. Sadece aynı konuda Samsun 1. İş Mahkemesinde açılan 2012/468 sayılı red kararının onandığından bahsedilmesi Anayasanın ve HMK'nun aradığı manada gerekçe değildir. Kaldı ki mahkemenin red gerekçesine esas aldığı Samsun 1. İş Mahkemesi'nin 2011/415 Esas ve 2012/468 Karar sayılı kararı dosya içinde ise de, bu karara ait dava dosyası dosyada olmadığından her iki davanın birbirine emsal teşkil edecek nitelikte olup olmadığı tam olarak anlaşılamamaktadır. Zira esas alınan mahkemenin gerekçesinde Samsun mahkemelerinde görülen bazı davalardan bahsedilmekte, bunlara dayanılarak bir gerekçe oluşturduğu görülmektedir. Öte yandan yapılan yargılama hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki, mahkeme bilirkişiden rapor almış, bilirkişi raporunda hesaplama yapabilmesi için davacı işçinin son 1 yıla ait ücret bordrolarının getirtilmesi gerektiğini bildirmiştir. Mevcut delillere göre yaptığı hesaplamaya göre ise davacı işçiye fazla ödeme yapılmadığını mütalaa etmiştir. Öte yandan dosya içinde davacı işçinin yaptığını iddia ettiği ödemeye ait evrak ve icra dosyası bulunmamaktadır. Yapılacak iş, mahkemenin gerekçesine esas aldığı ve emsal teşkil ettiğini bildirdiği dava dosyasını ekleri ile birlikte getirtmek, davacının fesihten önceki son 1 yıla ait ücret bodrolarını isteyerek getirtmek, icra dosyası ile davacının yaptığını iddia ettiği ödemeye ait evrak da getirtildikten sonra gerekirse ek hesap raporu alıp davalının zaman aşımı ve hak düşürücü süre savunmalarını da karşılayacak şekilde talep hakkında bir karar vermektir. O halde davacı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.