Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2370 E. 2013/5704 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2370
Karar No
2013/5704
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine 2-Davacı gerek fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ve gerekse haksız kınama cezası verilmesi nedeniyle iş akdini İş Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca feshettiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tdahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının tüm alacaklarının çalışma dönemi boyunca ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 47. maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır. Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir. Somut olayda mahkemece 19.05.2009 tarihinde çalışma yaptığı ve karşılığının ödenmediği belirtilerek talebin kabulüne karar verilmiş ise de dosyada bulunan 19.05.2009 tarihine ait turnike kayıtlarından davacının bu tarihte çalışmadığı ve o aya ait bordrosunda da 2 günlük genel tatil alacağının tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağı talebinin reddedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının silinerek yerine; "1-11.469,48 TL kıdem tazminatı, 2.018.50 TL fazla çalışma alacağı olmak üzere toplam 13.487,98 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ihbar tazminatı, ücret, genel tatil ve gece vardiyası taleplerinin tümden, fazla talebin reddine, 2-Kıdem tazinatına 31.3.2011 fesih tarihinden fazla çalışma alacağına 13.4.2011 dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesine, 3-Kabul edilen miktar üzerinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre 1.618,55 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya, reddedilen miktar üzerinden 940,63 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 269,00 TL yargılama giderinden takdiren 163,00 TL'sının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Alınması gereken 801,18 TL harçtan peşin yatırılan 317,50 TL harcın mahsubu ile kalan 483,68 TL harç giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, davacı tarafından yatırılan 335,90 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 4.4.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2370, K. 2013/5704, T. 04.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-2370-e-2013-5704-k-9e688f94ccfb