Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/1180 E. 2013/7642 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/1180
- Karar No
- 2013/7642
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3.madde 1.fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2.Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi ve temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç ve temyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK'nun 434/3.maddesi gereği 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. 8 günlük süre içinde temyiz edilmeyen (HUMK'nun 432/4), temyiz defterine kaydı yapılmayan (HUMK'nun 434/3) kararlar kesinleşmiş olur. Öte yandan İş Mahkemesinden verilen kararların katılma yoluyla temyizine ilişkin 5521 sayılı Yasada bir hükümde bulunmadığı gibi süre tefhimle başladığından gerekçeli kararın ayrıca sonradan tebliğ edilmiş olması tefhimle işleyen sürenin hukuksal sonuçlarını doğurmasına engel değildir. HMK'nun 103/1-4 maddesi gereğince hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar adli tatilde görülecek işlerden olduğundan adli ara vermede geçen günler süreye dahildir. Somut olayda karar davalı vekiline 01.11.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tefhim edilmiş, davalı kararı 8 günlük temyiz süresi içinde 09.11.2012 tarihinde süre tutum dilekçesi ile temyiz etmiş, ancak mahkeme temyiz harcının eksik yatırılması ve dosyanın Yargıtay’a gidiş dönüş masrafının yatırılmamış olması nedeniyle davalı tarafa muhtıra göndererek 7 günlük kesin süre içerisinde bu eksikliklerinin tamamlanması istenmiştir. Davalı taraf bu eksiklikleri süresi içinde yerine getirmemiş, 10.01.2013 tarihinde ise nisbi karar harcını yatırarak 15.01.2013 havale tarihli dilekçesi ile HMK.'nun 95. madde uyarınca eski hale getirme dilekçesi vererek temyiz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı dilekçesinde 17.12.2012 tarihinde kuyruk sokumunda oluşan kist nedeniyle ameliyat olduğunu ve şeker hastası olması nedeniyle iyileşmesinin zaman aldığını belirtmiştir. Davalı söz konusu ameliyatı muhtıranın tebliğ edilmesini takip eden 5. gününde olmuş ve bu ameliyatın gerçekleştiğine dair de Opr. Dr. Mehmet Ali Kaptanoğlu imzalı yazıyı dosyaya sunmuştur. Ancak vekilin bu rahatsızlığı nedeniyle sonrasında da tedavisinin yatarak devam ettiğine dair herhangi bir rapor dosyaya sunulmamıştır. Davalı vekili eski hale getirme talebinin haklı nedene dayandığını ispatlayamadığından davalı vekilinin eski hale getirme talebi reddedilmeli ve kararı temyiz etmemiş sayılmasına karar verilmelidir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin eski hale getirme talebinin REDDİNE, muhtırada verilen 7 günlük kesin süreden sonra eksiklikleri tamamladığından HUMK'nun 434. Maddesi gereğince davalının 1.11.2012 tarihli mahkeme kararını temyiz etmemiş sayılmasına, nisbi temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.