Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2019 E. 2023/2829 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2019
Karar No
2023/2829
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/485 E., 2023/36 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında Mahkemece görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin eski yönetim kurulu başkanı olan diğer davalıyla görüşerek kooperatife davaya konu konutu satın almak için üye olduğunu, bu nedenle ilk olarak 20.000,00 TL’yi makbuz karşılığında davalı ...’a ödediğini, sonrasında kredi çekmek suretiyle bakiye miktarı da aynı davalıya ödediğini, adı geçen davalının müvekkiline teminat için 150.000,00 TL bedelli bono verdiğini, hatta kendisine ait konutla davacıya satılan konutu aralarındaki protokolle değiştirdiklerini, üyelik konusunda yönetim kurulu kararının bulunduğunu, 2008 tarihli genel kurul hazirun tutanağında davacının isminin bulunduğunu, fakat müvekkilinin genel kurul toplantılarına çağrılmadığını, kendisine satılan konutun kur’ada başka üyeye tahsis edildiğini ileri sürerek, davacının üyeliğinin tespitine, davaya konu konutun davacı adına tesciline, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde davalı ...’ın konutunun davacı adına tesciline, bu talebin de kabul edilmemesi halinde 150.000,00 TL’nin şimdilik 20.000,00 TL’sinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı kooperatif vekili, davacının kooperatif üyesi olmadığını, diğer davalının sahte işlemleriyle karar defterinde davacının üyeliğine karar verilmiş olarak göründüğünü, davacının iddia ettiği ödemelerin kooperatif kayıtlarında bulunmadığını, diğer davalının tek başına konut satma yetkisinin bulunmadığını, davacıyla diğer davalı arasındaki ilişkilerin kooperatifi bağlamadığını, davacının üye olarak yazılmış olduğu hazirun listesinin de diğer davalının sahteciliği ile hazırlandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Dava dilekçesi davalı ...’a tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03/06/2010 tarih, 2009/170 Esas, 2010/247 Karar sayılı kararıyla; davacının davalı kooperatifin üyesi olmadığı, diğer davalının yetkisini aşan işlemlerde bulunduğundan kooperatifi bağlamadığını, karar defterlerinde davacının üyeliğe kabulüyle ilgili kısımların ilave edildiğini, diğer davalının verdiği makbuzların kooperatifi bağlamayacağı, kooperatifle davacı arasında her hangi bir ilişki olmadığından, davanın kooperatif açısından reddine, diğer davalı ... açısından kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL’nin adı geçen davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 03/06/2010 tarih, 2009/170 Esas, 2010/247 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 04.04.2012 tarih,2011/4075 Esas, 2012/2592 Karar sayılı kararıyla; davalı ...’ın tek başına para tahsil yetkisi bulunup bulunmadığı, daha önceki uygulamalarda davalı kooperatifin belirtilen şekilde para tahsil edip etmediği, söz konusu paranın kooperatif kayıtlarına girip girmediği, kooperatif tarafından harcanıp harcanmadığı tespit edilmeden ve davacının şikayeti üzerine, davalı ... hakkında davaya konu eylemlerinden ötürü açılmış bulunan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ceza soruşturması dosyası da getirtilerek incelenmeden, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 20/06/2019 tarih, 2012/318 Esas, 2019/458 Karar sayılı kararıyla; davacının 13/03/2019 tarihli duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı ve dosyanın H.M.K. 150/1 maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı 13/03/2019 tarihinden itibaren 3 aylık yenileme süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 4. Mahkemenin 20/06/2019 tarih, 2012/318 Esas, 2019/458 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 19.02.2020 tarih, 2019/3197 Esas, 2020/1097 Karar sayılı kararıyla; davacı asilin adresi araştırılıp usulüne uygun şekilde duruşma gününün tebliğ edilmesi gerekirken usulüne uygun tebligat yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça ödenen paranın kooperatif kayıtlarına alınmadığı, dolayısı ile kooperatif tarafından harcanmadığı, hatta davalılar arasında düzenlenen protokolde de bu paranın davalı ...'ın uhdesinde bulunduğunun kabul edildiği, kooperatif yönetim kurulu üyelerine tek başına para tahsil yetkisi verildiğine ilişkin tevsik edici bir belgenin ibraz edilmediği, kaldı ki kooperatifin yönetim kurulu üyelerinden en az ikisinin birlikte temsile yetkili kılındığı, davacının kooperatif üyesi olmadığı ve davacı tarafından ödendiği yazılı delille ispat edilen 20.000,00-TL'nin de davalı ...'ın uhdesinde olduğu gerekçesiyle davacı yanın bu bedelin tahsili istemine ilişkin talebi hakkında; davalı kooperatif aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kooperatif başkanı olan davalı ... Tunçalp Atay’ın para toplama yetkisi olduğunun bilindiğini, bu nedenle kooperatif yönünden de davanın kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunu, müvekkilinin mağdur edildiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, üyeliğin tespiti ile tapu iptal tescil, bu talebin kabul edilmemesi halinde konut değerinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 10., 23. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2019, K. 2023/2829, T. 19.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-2019-e-2023-2829-k-d66d2c1841c6