Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/10916 E. 2013/17482 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/10916
- Karar No
- 2013/17482
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... mirasçıları vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili,davacının davalıya ait Arçelik Servisinde 05.04.2007-14.10.2010 tarihleri arasında çalıştığını,işyerinde çalışma saatlerinin 08.30-19.00 arası olduğunu, yaz aylarında saat 20.00-20.30 arasını bulduğunu, klima montajlarında bu çalışmanın saat 22.00-22.30'a kadar sürdüğünü , haftada 6 gün çalışıldığını, 9 haftada bir kez haftanın 7 günü saat 22.00'ye kadar çalıştığını, yılda 5 ya da 6 kez haftalık nöbet çalışması yapıldığını, bu kapsamda her nöbet çalışmasında 40 saat, yılda toplamda 200 saat civarında nöbetten kaynaklanan fazla çalışma yaptığını,işe girdiği tarihten ayrıldığı tarihe kadar bir iki istisna dışında izin kullanmadığını ve işten ayrılırken kıdem tazminatı dışında ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazla mesai ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.11.2011 havale tarihli dilekçesi ile de yıllık ücretli izin alacağı talebinden feragat etmiştir. Davalı vekili; davacının 05.04.2007-14.10.2010 tarihleri arasında çalıştığını, davacının 18.10.2010 tarihli ibraname ile kendisini ibra ettiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, nöbet durumunda ise davacının yılda 3 defa Pazar günü 10.00-18.00 arası, hafta içi de yılda 24 defa 18.30-22.00 saatleri arası çalıştığı ve yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece ; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm ölü davalının mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ( HMK )’nun 50. maddesiyle 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu ( TMK )’nun 8 ve 28. maddelerine göre, her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir ve taraf ehliyeti, çocuğun sağ olarak bütünüyle doğduğu anda başlar, ölümle sona erer. Bu nedenle, ölmüş kişinin taraf ehliyeti yoktur. Dava tarihinden önce ölmüş olan kişiye karşı dava açılamaz ve açılmış olan bir dava, o kişinin mirasçılarına tebligat yapılmak suretiyle, mirasçılara karşı sürdürülemeyeceği gibi, dava tarihinden önce ölmüş olan kişi adına da dava açılamaz. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur ( 4721 Sayılı TMK m.28/1 ). Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölen tarafın mirasçılarına karşı veya onun mirasçıları tarafından davaya devam edilip edilmeyeceğini tespit için, bir ayrım yapmak gerekir ( KURU, Baki, Prof. Dr.; ARSLAN, Ramazan, Prof., Dr.; YILMAZ, Ejder, Prof.,Dr.; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 6100 Sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 221 ). Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen haklara dair davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır; bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı ( veya mirasçıları tarafından ) devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı ( veya mirasçılar tarafından ) devam edilir. Mirasçıları da ilgilendiren davalar, ölen tarafın mirasçılarına geçen alacakları, hakları ve mallarına ( 4721 Sayılı TMK m. 599 ) dair davalardır. Bunlar malvarlığı haklarına dair davalardır. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler: Ölen taraf davalı ise, davacı, davayı davalının mirasçılarının hepsine karşı birlikte devam ettirebilir; sadece mirasçıların bazılarına tebligat yaptırarak onlara karşı davayı yürütme olanağı yoktur (davalı tarafta mecburi dava arkadaşlığı ). Bir davada, tarafların, taraf ehliyetine sahip olmaları dava şartlarındandır ( 6100 Sayılı HMK m. 114, 1/d ). Bu nedenle, davanın taraflarından birinin taraf ehliyetine sahip olmadığı mahkemece kendiliğinden ( re’sen ) gözetilir ve dava esasa girilmeden ( mesmu olmadığından ) reddedilir. Somut olayda ,davanın 10.08.2011 tarihinde açıldığı yargılama devam ederken 30.03.2012 tarihinde davalının öldüğü ve mirasçıları davaya dahil edilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek yargılama sırasında ölen davalının mirasçılarının tamamının davaya dahil edilmesi için davacıya önel verilerek taraf teşkili sağlanmak, ondan sonra davanın esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde delilleri toplamak ve sonucuna göre bir hüküm kurulmak gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın,yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ... mirasçılarının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... mirasçılarına iadesine, 25.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.