Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/899 E. 2026/6067 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/899
Karar No
2026/6067
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/469 E., 2022/174 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, sanık ... bakımından tebliğ mazbatasında gerekçeli kararın "sanıkla birlikte aynı konutta ikamet eden ve görünüşe göre 18 yaşını doldurmuş yeğeni ..." adına 06.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, sanığın eski hale getirme talebi üzerine yapılan kolluk araştırmasında, tebliğ tarihinde sanığın yeğeni ile aynı konutta birlikte ikamet etmediklerinin anlaşılması karşısında, sanık ...'in temyiz isteminin de süresinde olduğu kabul edilmiş, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanık ...'nun 03.06.2021 tarihli celsede, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı, sanık ...'in ise adli sicil kaydında bulunan Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/294 E., 2009/217 K. sayılı ilâmı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan mükerrir olduğu, sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle hakkında tekerrür hükümleri uygulanmamakla birlikte 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesindeki düzenlemenin etkin pişmanlık hükümlerine engel teşkil edeceği anlaşılmakla, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.

Ancak; 1.Sanık ... hakkında 10.03.2014 tarihli ana iddianame kapsamında anlatımı bulunan 2, 5, 6, 7, 8, 10, 14, 15, 16... numaralı olaylar nedeniyle dava açıldığı, kararın gerekçe bölümünde sanığın sanık ... ile birlikte ...isimli işyerini birlikte işlettikleri bu kapsamda sanık ... hakkında itham olunan suçlarda birlikte hareket ettiklerinin de kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında yalnızca olay 15, 16... nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması ve sanığın eylemlerinin farklı tarihlerde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla işlenmesi nedeniyle sanık hakkında tayin olunan cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2.Sanık ... yönünden; sanığın eylemlerinin farklı tarihlerde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla işlenmesi nedeniyle sanık hakkında tayin olunan cezada 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken "ara yakalama dosyalarının incelenmesinde, sanığın müşterilere aynı kaynaktan satış yapması nedeniyle her bir eylem açısından ayrı bir olay olarak değerlendirilemeyeceği" şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

3.Sanık ... hakkında ana iddianame konusu 12.12.2013 suç tarihli (OLAY 10) eylemi nedeniyle birleşen Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/4 Esas sayılı dosyasına konu 23.12.2013 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, sanık ... hakkında ise ana iddianame konusu 12.12.2013 suç tarihli (OLAY 9) eylemi nedeniyle birleşen Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/3 Esas sayılı dosyasına konu 23.12.2013 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla, 10.03.2014 tarihli ana iddianame konusu OLAY 9 ve OLAY 10 olarak anlatımı bulunan aynı olay ve sanıklar hakkında açılan mükerrer davaların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4.Sanık ... hakkında yapılan incelemede; 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi kapsamında zincirleme suç kapsamındaki eylemlerde suçun konusunu oluşturan eşyanın gümrüklenmiş değerinin değerlendirilmesinde eylemlerin değeri en fazla olanının dikkate alınması gerektiği, bu itibarla zincirleme suç artırımı yapılan eylemlerdeki toplam gümrüklenmiş değerin esas alınamayacağı, sanık ... bakımından zincirleme suç kapsamında kabul edilen tüm eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucu gümrüklenmiş değerin suç tarihinde "normal" olduğu gözetilmeden "fahiş" değerde olduğu kabul edilerek, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi ve hükmün gerekçe kısmında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirleneceği belirtilmesine ve 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereğince hapis cezasının alt sınırının 3 yıl olmasına rağmen, hüküm fıkrasında temel ceza belirlenirken 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereğince sanığın "takdiren ve teşdiden 2 yıl 6 ay hapis" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hükümde çelişki oluşturacak şekilde hapis cezasının kanuni sınırın da altında belirlenmesi,

5.Sanık ... hakkında yapılan incelemede; 10.03.2014 tarihli ana iddianame kapsamında anlatımı bulunan 2, 5, 6, 7, 8, 10, 14, 15, 16... numaralı olaylar nedeniyle dava açıldığı, 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi kapsamında zincirleme suça konu her bir eylemin değerlendirilmesinde gümrüklenmiş değerin "normal" değer kapsamında kaldığı gözetilmeden yalnızca ana iddianame konusu 15, 16... nolu olaylar nedeniyle değerlendirme yapılarak "pek hafif" sınırda olduğu kabul edilmek suretiyle, yazılı şekilde ceza tayini,

6.Sanık ... bakımından yapılan incelemede; suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık ... hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerleri toplamının iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, tebliğ edilen ihtaratta "önümüzdeki celseye kadar ödeme yapılması halinde" 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle, etkin pişmanlık hususunda beyanı da alınmayan sanığın indirim oranı yönünden yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

7.Sanık ... hakkında birleşen Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2014 tarihli ve 2014/3 Esas, 2014/331 Karar sayılı kararında Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/135 E., 2010/480 K. sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması nedeniyle, sanığın tekerrür hükümlerinin uygulanması bakımından kazanılmış hakkının bulunmadığı gözetilerek, sanığın adlî sicil kaydında görünen ve tekerrüre esas olan Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/135 E., 2010/480 K. sayılı ilâmının hükümden önce 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ve 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinde yer alan “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; Mahkemesince uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bahse konu ilâmın tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken sanığın kazanılmış hakkının bulunduğu şeklindeki gerekçeyle hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,

8.Suça konu kaçak sigaraların tamamı hakkında müsadere kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yalnızca numune olarak alınanlar hakkında müsadere kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanıkların cezalarında kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/899, K. 2026/6067, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-899-e-2026-6067-k-356959d40874