Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/11138 E. 2026/6065 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11138
Karar No
2026/6065
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3684 E., 2021/2175 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, suça konu araçların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2018 tarihli kararı ile sanıklar hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3/6 ve 3/22, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) maddeleri gereğince erteli 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 12.500,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetlerine, suça konu araçların kaçak olduğu anlaşıldığından müsaderelerine karar verilmiştir.

B. İstinaf Anılan kararın katılan vekili ile sanıklar müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 18.04.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkındaki ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak, sanık ...'nin atılı suçtan 5607 sayılı Kanun'un 3/2, 3/22, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetine, sanık ...'nin 5607 sayılı Kanun'un 3/2. maddesi gereğince erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına suça konu araçların müsaderesine karar verilmiş, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2020 tarihli yazısı ile 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61. ve 62. maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerinde yapılan değişikliklerin, haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanıklar lehine olması nedeni ile dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin duruşmalı olarak yaptığı inceleme sonucunda, 20.10.2021 tarihli kararla sanık ...'nin atılı suçtan 5607 sayılı Kanun'un 3/2, 3/22, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetine, sanık ...'nin 5607 sayılı Kanun'un 3/2. maddesi gereğince erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, suça konu araçların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Cezaların alt sınırdan verilmesine, hükmedilen hapis cezasının ertelenmemesi ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemi Sanıkların suç işleme kasıtlarının olmadığına, araçların hileli işlemlerle yurda sokulmadığına ve sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, Denizli ... Müdürlüğünce yapılan çalışmalarda park halinde bulunan Gürcistan plakalı ..., ... ve ... plakalı araçlarla ilgili incelemede, ... Gürcistan plakalı aracın sorgulamasında 25.02.2016 tarihinde Gürcistan uyruklu ... isimli şahıs tarafından Sarp Sınır Kapısından yurda girişinin yapıldığı, şahsın aracı yurt içinde bırakarak 26.02.2016 tarihinde yurt dışına çıkış yaptığı, aracın 23.08.2016 tarihine kadar yurtdışına çıkartılması gerekirken çıkartılmadığı, ... Gürcistan plakalı aracın sorgulamasında 07.01.2017 tarihinde Gürcistan uyruklu Dıları Onıanı isimli şahıs tarafından Sarp Sınır Kapısından yurda girişinin yapıldığı, şahsın aracı yurt içinde bırakarak 10.01.2017 tarihinde Sarp Sınır Kapısından yurt dışına çıkış yaptığı, aracın 07.04.2017 tarihine kadar yurtdışına çıkartılması gerekirken çıkartılmadığı, sanık ...'nin her iki aracı Gürcistan makamlarından aldığı ruhsat belgeleri ile kullandığı,

Sanık ...'nin kardeşi olduğu anlaşılan ...'nin kullanımında olan ... Gürcistan plakalı aracın ise 22.06.2016 tarihinde Gürcistan uyruklu ... isimli şahıs tarafından Sarp Sınır Kapısından yurda girişinin yapıldığı, adı geçen şahsın aracı yurt içinde bırakarak 24.06.2016 tarihinde Sarp Sınır Kapısından yurt dışına çıkış yaptığı, aracın 20.09.2016 tarihine kadar yurtdışına çıkartılması gerekirken sanık ... tarafından Gürcistan makamlarınca düzenlenen ruhsat belgesi ile kullanıldığı, sanıkların savunmalarında suça konu araçların yurtdışında daha ucuz olmaları nedeniyle çıkarttıkları vekâletnameler uyarınca satın aldıkları anlaşılmakla, geçici ithalat kapsamında yurda turistik kolaylıktan yararlanmak suretiyle araç sokma hakkı bulunmayan sanıkların kastının başlangıçtan itibaren yurda ... işlemine tabi tutmaksızın eşya sokmak suretiyle araçları yurt içinde bırakmak ve suça konu araçları daimi olarak kullanmak olduğu, bu suretle eylemin geçici ithalat kapsamında değerlendirilemeyeceği ve eylemlerine uyan 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Suça konu araçların 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE Sanıklar ... ve .... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, sanıklar müdafii ile katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, kaçakçılık suçunun oluşmaması nedeniyle sanıkların beraatine karar verilmesi gerekçesiyle bozulması yerine, sayın çoğunluğun hükmün subutu kabul edilerek yazılı gerekçeyle bozulmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Sanıklardan ... adına kayıtlı bulunan suça konu Gürcistan plakalı ... ve ... adına kayıtlı bulunan suça konu Gürcistan plakalı ... ile ... marka araçların park halinde yakalanması üzerine, sanıkların 5607 sayılı Kanunun 3/2. maddesinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Dosya kapsamına göre suça konu ... marka bir aracın sanık ... adına, ... ile ... marka araçların ise ...ıtlı olup, en son 25.02.20 16... .01.2017 tarihinde Gürcistan uyruklu şahıslar tarafından turistik kolaylıklardan yaralanılarak Sarp sınır kapısından Türkiye’ye getirildiği, 23.08.2016, 20.09.20 16... .04.2017 tarihlerinde sürenin dolması nedeniyle ülke dışına çıkarılmaları gerektiği, 03.05.2017 tarihinde park halinde yakalandıkları anlaşılmaktadır.

Sanık ... savunmalarında özetle; Gürcistan’a gittiğinde suça konu aracı aldığını, satmak için almadığını, iki yıl kullandıktan sonra geri Gürcistan’a çıkaracağını, suç işleme amacı olmadığını söylemiştir.

Sanık ... savunmalarında özetle; gezmek için Gürcistan’na gittiğinde suça konu araçları aldığını, 2 yıl kullanıp tekrar yurt dışına çıkaracağını, kaçakçılık ve suç işleme kastı bulunmadığını söylemiştir.

İlk derece mahkemesi; sanıkların 5607 sayılı Yasanın 3/6. maddesinden 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 12.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hapis cezasının ertelenmesine karar vermiş, kararın katılan ... İdaresi ile sanıklar müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi sanıklardan ...’in 5607 sayılı Yasanın 3/2. maddesinden 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası, sanık ...’nın ise 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar vermiştir. Yine kararın sanıklar müdafii ile katılan ... İdaresi vekilinin temyiz etmesi üzerine Dairemiz çoğunluk görüşü ile eylemin 5607 sayılı Kanunun 3/1. maddesindeki kaçakçılık suçunu oluşturduğundan bahisle hükümler bozulmuştur.

Öncelikle konuyla ilgili Yasa maddelerine bakmak gerekmekte olup; 5607 sayılı Kaçakçılık Kanununun 3. madde 4. fıkrası; “Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” hükmünü içermektedir.

Geçici ithalat rejimi ... Kanunu'nun 128-134. maddelerinde, bu rejimin işleyişine ilişkin usul ve esaslar da ... Yönetmeliğinin 376-394. maddelerinde düzenlenmiştir.

... Kanunu 128. maddesinde Geçici İthalat Rejimi tanımlanmış olup, “Geçici ithalat rejimi, serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat vergilerinde tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, Türkiye ... Bölgesi içinde kullanılması ve bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında herhangi bir değişikliğe uğramaksızın ihracına olanak sağlayan hükümlerin uygulandığı rejimdir.”

... yönetmeliği madde 381. geçici ithal eşyanın ayniyeti, “(1) Geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine ve tahsis amacına uygun olarak tahsis edildiği yerde kullanılmak zorundadır.

(2) Rejim kapsamındaki eşya, giriş ayniyetini korumaya yönelik olağan bakım faaliyetleri dışında başka bir işleme tabi tutulamaz.

(3) ... İdareleri rejim süresi içinde değişik aralıklarla eşyanın tahsis yerinde, tahsis amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetleme hakkına sahiptir.”

Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin ... Genel Tebliği, çıkarılmayan taşıtlara ilişkin takip işlemleri başlıklı; 18. maddesi “(1) ... İdareleri tarafından taşıt takip programları üzerinden her ay sorgulama yapılarak, kendi idarelerinden girişi yapılan ve süresi içerisinde çıkarılmayan kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtları tespit edilir ve taşıtların çıkış yapıp yapmadığı ilgili programlardan 4 (dört) ay süre ile takip edilir yapılan araştırma sonucunda taşıtın yurt dışına çıkış yaptığının tespit edilmesi halinde kayıt kapatma işlemi gerçekleştirilir.

(2) Yapılan araştırmadan sonuç alınmaması halinde, süresi içerisinde yurt dışı edilmeyen taşıtlara ilişkin bilgiler, İçişleri Bakanlığı nezdinde gerekli takibatlarda bulunulmak üzere her yılın Nisan-Ağustos-Aralık aylarında bağlı bulunduğu başmüdürlük aracılığıyla Bakanlığa (Gümrükler Genel Müdürlüğü) intikal ettirilir ayrıca 19. ve 20. maddede belirtilen işlemler yapılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesinin (d) fıkrası “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri Noterler tarafından yapılır, Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir” hükmünü içermektedir.

Dava konusu olaya gelince; Dosyada bulunan araçların giriş-çıkış kayıtlarını gösterir tabloya göre, suça konu araçlar en son 25.02.20 16... .01.2017 tarihlerinde Gürcistan uyruklu şahıslar tarafından yurda girişi yapılmıştır.

Dava konusu araçlar yasal yollarla Turistik kolaylıklardan faydalanılarak yurda giriş yapmış olup, girişteki ayniyetine uygun olarak araçlara 03.05.2017 tarihinde el konulmuştur.

5607 sayılı Kaçakçılık Kanununun 3. madde 1. fıkrası “Eşyayı, ... işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar, adli para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, ... kapıları dışından ülkeye sokulması halinde verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.” hükmünü taşımaktadır.

Bu açıklamalar karşısında atılı suçun oluşabilmesi için eşyanın ... işlemlerine tabi tutulmadan yurda sokulması gerekir. Oysaki dava konusu araç dosyadaki belgelerden anlaşıldığı üzere geçici ithalat rejimi kapsamında turistik kolaylıklardan faydalanılarak yurda getirilmiş, dolayısıyla bir ... rejimine tabi tutulmuştur. Bu araçlar geçici ithal edilen kara taşıtlarına ilişkin ... Genel Tebliği hükümlerine göre, ... İdaresinin takip ve kontrolü altındadır. Çıkış süresinin dolması halinde idarenin bunu kolaylıkla tespit etmesi mümkün olacaktır. Kanımızca araçlar ... rejimine tabi tutularak yurda giriş yapmış olup kaçağa kalmamıştır.

Yukarıda açıklandığı gibi, ... Yönetmeliği 381. maddesi uyarınca, geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine uygun olarak kullanılmak zorunda olup, meydana gelen olağan yıpranma dışında herhangi bir değişiklik yapılmadan süre sonunda yurt dışı edilmelidir.

Dava konusu araçlar yurda giriş ayniyetine uygun olarak el konulmuş olup şase, motor numaraları silinip değiştirilmemiş, sahte belge kullanılarak trafiğe tescile çalışılmamış, araçlarda değişen veya eksik parça bulunmamıştır.

Sanıkların Gürcistan’da yasal yollardan Gürcistan yasalarına göre satın alıp adlarına kaydını yaptırmaları da dikkate alındığında kaçakçılık kastının varlığından da bahsedilemeyecektir.

Bu nedenlerle yasal yollarla yurda girişi yapılan, böylece ... rejimine tabi olup, ... İdaresi'nin kontrolü altında bulunan araçların giriş ayniyetine uygun olarak, millileştirmek amacıyla hiçbir eyleme başvurmadan kullanma eyleminde (Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin istikrar bulmuş, 10.04.20 14... /11501, 2014/8304-15.11.20 12... /1256- 30385, 20.12.20 10... /54 49... /17020 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere), kaçakçılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, kaldı ki Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.03.2022 tarih ve 2018/7-131 E, 2022/139 K, 25.02.2026 tarih ve 2024/382 E, 2026/122 K sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu gözetilerek sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun atılı suçun oluştuğu ve 5607 sayılı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca mahkumiyet gerektiğine ilişkin görüşüne katılmıyorum. 20.05.2026

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/11138, K. 2026/6065, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-11138-e-2026-6065-k-f40882c869d9