Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/6176 E. 2026/6066 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6176
- Karar No
- 2026/6066
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/599 E., 2021/605 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Birleşen Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/906 Esas sayılı dosyasına konu 30.01.2014 suç tarihli olay ve birleşen Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/905 Esas sayılı dosyasına konu 12.03.2014 suç tarihli olaylarda, olayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Ana dava konusu 02.10.2013 suç tarihli olayda; yapılan istihbari çalışmalarda ... firmasına ait ... plaka sayılı otobüs ile sanık ...'a kaçak sigara gönderileceği bilgisi üzerine, kolluk güçlerince gerekli tertibat alınarak beklenmeye başlandığı, bahse konu otobüsün dinlenme tesisi içerisine park etmesinin ardından sanığın ... plaka sayılı araçla otobüsün yanına yanaşarak otobüs bagajından aldığı çuval ve siyah poşetleri aracının bagajına yüklemesinin akabinde, kolluk görevlilerinin olaya müdahale ederek kimlik kontrolü yaptıktan sonra sanığın aracına yüklediği siyah poşet ve çuvallarda ne olduğunun sorulması üzerine sanığın kendi rızasıyla teslim ettiği 423 karton kaçak sigarayı ele geçirdikleri kabul edilen somut olayda; iletişimin dinlenmesi verilerine dayalı istihbari bilgi ile birlikte soruşturmayı başlatmaya yetebilecek nitelikte olması gereken ve basit şüphe de denilen başlangıç şüphesinin oluştuğu görülmekle;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2. ve 161. maddeleri ilâ 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6. maddeleri uyarınca bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenen kolluk görevlilerinin, derhal Cumhuriyet savcısına olayı haber verip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine başlaması, 5271 sayılı Kanun’un 1 16... . maddeleri uyarınca Mahkemeden alınacak adlî arama kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısından alınacak yazılı arama izni ile aracın aranması gerekirken, sanık ... kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması, bu hâliyle sanığın söz konusu eşyaların kontrolüne yönelik özgür iradesine dayanan rızasından da bahsedilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, sanığın ana dava konusu 02.10.2013 suç tarihli eylemden beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde tüm eylemler zincirleme suç kapsamında değerlendirilmek suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Birleşen Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/906 Esas sayılı dosyasına konu 30.01.2014 suç tarihli olay ve birleşen Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/905 Esas sayılı dosyasına konu 12.03.2014 suç tarihli olaylarda ele geçen kaçak sigaralar yönünden soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerleri toplamının iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, tüm eylemler nedeniyle 05.02.2021 tarihli bilirkişi raporu sanığa 30.03.2021 tarihli duruşmada tebliğ edilerek "gümrüklenmiş değerin iki katını maliye hazinesine yatırması için sonraki celseye kadar süre verilmesine" şeklinde ihtaratta bulunularak sanığın yanıltılması ve etkin pişmanlık hükümleri açısından yeterince aydınlatılmayan sanık hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre ise; 1. Temel ceza belirlenirken 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 3/5, 3/10. maddeleri gereğince hüküm kurulması gerekirken delalet maddesinin gösterilmemesi,
2. 5607 sayılı Kanun'un 3/23.maddesi kapsamında zincirleme suç kapsamındaki eylemlerde suçun konusunu oluşturan eşyanın gümrüklenmiş değerinin "hafif" ve " pek hafif " olarak değerlendirilmesinde eylemlerin değeri en fazla olanının dikkate alınması gerektiği, bu itibarla zincirleme suç artırımı yapılan eylemlerdeki toplam gümüklenmiş değerin esas alınamayacağı, sanığın zincirleme suç kapsamında kabul edilen tüm eylemlerinde de suçun konusunu oluşturan eşyanın gümrüklenmiş değerinin suç tarihinde "hafif" olduğu gözetilmeden "Sanığın üzerine atılı eyleme konu eşyaların gümrüklenmiş değerinin esas ve birleşen dosyalar yönünden suç tarihi olan 20 13... itibariyle normal kabul edilmekle 5607 sayılı yasanın 3/22-son maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" karar verilmesi,
3. Hükmedilen 6 gün karşılığı adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20,00 TL'den hesaplanmasında 120,00 TL adli para cezası yerine hesap hatası sonucu 180,00 TL adli para cezası tayini,
4. Kaçak olduğu anlaşılan suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesi gerekirken 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
5.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının katılan olarak kabul edilmesi ve hükümde hangi kuruma verildiği tereddüt oluşturacak şekilde katılan lehine vekâlet ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.