Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/6679 E. 2026/5035 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6679
- Karar No
- 2026/5035
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2006/152 E., 2006/259 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Ertelenen cezanın aynen infazına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2006 tarihli ve 2006/152 Esas, 2006/259 Karar sayılı asıl kararı ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 5101 sayılı Kanun ile değişik 81/9-1-b maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un (647 sayılı Kanun) 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair verilen kararın kesinleşmesi üzerine sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle bahse konu cezanın Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2006/152 Esas, 2006/259 Karar sayılı ek kararı ile aynen infazına karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.12.2025 tarihli ve 94660652-105-46-20163-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2025 tarihli ve KYB-2025/147589 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51/7. maddesinde yer alan, ''Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.'' şeklindeki ve anılan Kanun'un 51/8. maddesinde yer alan, "Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır." şeklindeki, Aynı Kanun'un 68/5. maddesinde yer alan, "Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2006 tarihli ve 2006/152 esas, 2006/259 sayılı kararı ile hükümlü hakkında tayin olunan hapis cezasının ertelendiği, kararın 15.07.2006 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 17.11.2006 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûm olduğunun ihbar edilmesini müteakip, sanık hakkındaki erteli cezanın aynen infazına ilişkin Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ek karar verilmiş ise de, Hükümlü hakkındaki Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2006 tarihli ilâmına konu cezaya ilişkin ceza zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 68/1-e maddesi uyarınca 10 yıl olduğu, söz konusu ceza zamanaşımı süresinin anılan Kanun'un 68/5. maddesi gereğince, ertelemeye ilişkin Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2006 tarihli hükmün kesinleştiği 15.07.2006 tarihinden; aynen infaza ilişkin ek kararın kesinleştiği tarihe kadar gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2006 tarihli ve 2006/152 Esas, 2006/259 Karar sayılı asıl kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden sonra işlediği 18.11.2005 tarihli eylemi nedeniyle 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 5101 sayılı Kanun ile değişik 81/9-1-b maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen suç tarihinde yürürlükte olmayan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği anlaşılmakla; Yargıtay incelemesi sırasında saptanan ve ayrıntılarına yukarıda yer verilen yeni hukuka aykırılık nedeni, Kanun yararına bozma konusu yapılmadığından ve Kanun yolunun niteliği gereği re'sen giderilemeyeceğinden bu husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.