Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/6057 E. 2026/5036 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6057
Karar No
2026/5036
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/496 E., 2025/808 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2019 tarihli ve 2018/1692 Esas, 2019/738 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık ...'nın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e. maddesi gereğince beraatine, Sanık ...'in ise mahkûmiyetine karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 15.06.2020 tarihli ve 2019/4194 Esas, 2020/1231 Karar sayılı kararı ile sanık ... ve katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvuruları üzerine ilk derece mahkemesince verilen hükümlerin 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2020/2090 Esas, 2023/86 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'nın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e. maddesi gereğince beraatine, Sanık ...'in ise mahkûmiyetine karar verilmiştir.

4.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 15.09.2023 tarihli ve 2023/926 Esas, 2023/1868 Karar sayılı kararı ile sanık ... müdafi ve katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvuruları üzerine ilk derece mahkemesince verilen hükümlerin "1-)Sanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarında suça konu kaçak sigaraları birlikte aldıklarını, birlikte araca zula yaparak sigaraları birlikte yüklediklerini ve satmaya götürdüklerini savunmaları ve olay günü suça konu sigaraları birlikte naklederken yakalanmaları hep birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın da TCK.'nın 37/1 maddesi kapsamında atılı suçu sanık ...'la birlikte işleyen sıfatıyla cezalandırılması yerine sanıkların kovuşturma aşamasındaki sanık ...'ı suç ve cezadan kurtarmaya matuf savunmalarına itibar edilerek delillerin takdirinde hataya düşülmesi suretiyle sanık ...'ın yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, 2-)Gümrüklenmiş değerin, yerleşik uygulamalara göre bilirkişinin belirlediği CIF değer üzerinden ... idaresince ... vergileri ile diğer eş etkili vergilerin hesaplanarak toplanması sonucu bulunan değer olduğu, sanıklar ... ve ...'ın ödeme yapacakları miktarda ve cezalarından indirim oranında yanıltıldığı cihetle; 5607 Sayılı kanunun 5/2. Maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık müessesesine engel hali bulunmayan sanıklara elde edilen suça konu 11110 paket kaçak sigaranın bilirkişinin hesapladığı CIF değeri üzerinden ... idaresinden ... vergilerinin hesaplanarak gümrüklenmiş değere ilişkin yeni kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının (KEMTV) gönderilmesi istenerek buna göre hesaplanan "Gümrüklenmiş Değerin" iki katı kadar parayı kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar devlet hazinesine ödedikleri takdirde, soruşturma aşamasında usulüne uygun ihtar yapılmadığından haklarında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçundan dolayı verilecek cezanın yarısı oranında indirileceğinin bildirilmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediklerini beyan ettikleri takdirde makul bir süre verilerek sonucuna göre sanıklar ... ve ...'ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden usulüne uygun şekilde KEMTV düzenlettirilip buna göre hesaplanan ödeme yapacakları miktarda ve cezalarından indirim oranında usulüne uygun bildirim yapılmadan eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler tesisi, 3-)Suçta kullanılan ve müsaderesi talep edilen dorse üzerindeki 02... sayılı plakanın sahte olduğu suçta kullanılan dorsenin şase numarasından gerçek plakasının 33... olduğunun tespit edilmiş olması karşısında araç kayıt maliki olan ...'in duruşmaya çağrılarak beyanının alınması ve TCK.'nın 54/1 maddesi kapsamında iyiniyetli olup olmadığı tartışılıp irdelenmesi gerektiği gözetilmeden 02... sayılı plakası sahte olarak kullanılan dorsenin kayıt maliki ...'ün beyanları esas alınarak eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile müsadere talebinin reddine karar verilmesi," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli ve 2023/1634 Esas, 2024/780 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanıkların ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmiştir.

6.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.03.2025 tarihli ve 2025/496 Esas, 2025/808 Karar sayılı kararı ile sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan

reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan vekilinin temyiz istemi, suçta kullanılan nakil aracında yer alan kaçak eşya miktarı, kaçak eşyanın taşınması için aracın kesinlikle gerekli kılınması, aracın suça tahsis edilmiş olması gibi hususlar dikkate alındığında suça konu aracın müsaderesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ... müdafinin temyiz istemi, yerel mahkeme tarafından gerekçe gösterilmeden hüküm kurulması, sanığın dosya kapsamında kast olarak belirlenecek bir eyleminin veya ifadesinin bulunmaması, kanun maddelerinin sanık lehine yorumlanmaması, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerin uygulanmamış olması ve dosya içerisinde herhangi bir adli arama kararının bulunmaması nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3. Sanık ... müdafin temyiz istemi, sanığın kollukta verdiği ifadenin delil olma niteliğinin bulunmadığı, mazeret sunarak bulunulmayan duruşmada iddia makamı tarafından verilen esas hakkındaki mütalaanın usulüne uygun olarak taraflarına tebliğ edilmediği ve savunma için makul süre tanınmadığı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 148/4 ve 213. maddelerinde düzenlenen amir hükümler uyarınca sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere; "Bölge adlîye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemelerince hükmün bozulmasına karar verilen hâllerde bölge adlîye mahkemesi ceza dairesinin, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmekte olup, görüldüğü üzere bölge adlîye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adlîye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adlîye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adlîye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması söz konusu olacaktır." Bu nedenle Gaziantep Bölge Adlîye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, kanuni dayanağı bulunmayan 15.09.2023 tarihli bozma kararı ile anılan bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen 09.05.2024 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve görevsiz Mahkeme tarafından verilmiş olması da gözetilerek Gaziantep Bölge Bölge Adlîye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 14.03.2025 tarihli ve 2025/496 Esas, 2025/808 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararı; Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli ve 2020/2090 Esas, 2023/86 Karar sayılı hüküm ile ilgili olarak, gerekiyorsa 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 14.03.2025 tarihli ve 2025/496 Esas, 2025/808 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oybirliğiyle BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Gaziantep Bölge Adlîye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/6057, K. 2026/5036, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-6057-e-2026-5036-k-cbebec68d5e8